Blogunuz veya Siteniz Neden Para Kazanmıyor – İşte Nedenleri

insanın her bir günü bir banka hesabıdır. Bu banka hesabının geçerli para birimiyse uçup fırlayan dolar veya yerlerde sürünen TL değil, zamanlarımızdır. Hiç birimiz bir diğerinden daha zengin değiliz ve bu bankanın müşterilerinin hiçbiri gerçek manada fakir değil. Hepimiz değerlendirmek için 24 saate sahibiz önemli olan bunu nasıl değerlendirdiğimiz.

Ne yazık ki, söz konusu finans olunca hepimiz bu konuda başarılı olamayabiliyoruz ve bazen zaman bankası hesabımız üzerinde yeterince isabetli kararlar alıp, doğru yatırımlar yapamayabiliyoruz. Kazanmıyoruz ve kazanmadığımızı görüp umutsuzluğa düşüyoruz. 2016 Yılını da geride bırakırken hala blogunuz veya siteniz istediğiniz parayı size kazandırmadı mı? Tamam, hemen umutsuzluğa kapılmayalım ama bir şeylerin ters gittiği kesin. O halde bu 40 nedene belki bir göz atmak ve yeni yıla yanlışsız daha çok kazandıran blog ve sitelerle girmek isteyebilirsiniz;

#1. Yalnız değilsiniz ve bir güruhun parçasısınız. Türkiye’deki blog yazarlarının yalnızca çok ufak bir kısmı bloglarından yeteri kadar gelir elde ediyor. Siz de istediğini elde edemeyen taraftasınız bütün mesele bu ama üzülmeyin çünkü siz koca bir güruhun parçasısınız!

#2. Reklam bombardımanını savaş stratejisi kabul etmiş ve cephede yorgun düşmüşsünüz. Kendi sitenize girdiğinizde hiç mi sinirleriniz bozulmuyor Allah aşkına?

#3. AdSense, AdSense diye kafayı yiyip, koca bir internet pazarlaması sektörünü es geçmişsiniz. Neyse ki tık başına en düşük 0,01 TL kazanıyorsunuz, ya 0,001 en düşük kazanç olsaydı ne olacaktı?

#4. Kazandırsın diye içerik hazırlıyorsunuz ama kazandırmaya değecek içerik hazırlamıyorsunuz. Bence bunu felsefe hocamıza bir soralım derim.

#5. Pazarlama ve Pazarlamacı deyince aklınıza kapı kapı dolaşıp tencere elektrikli süpürge, tost makinesi (yukarıda olduğu gibi) satanlar geliyor olabilir. Bence bu büyük bir sorun.

#6. Yeterince iyi içerikler oluşturamıyorsunuz veya içerikleriniz insanlar tarafından faydalı kabul edilmiyor.

#7. Web siteniz veya blogunuza yeteri kadar vakit ayırmıyorsunuz. Onun yerine sosyal medyadan caps takip ediyor, Instagram’ın Keşfet menüsünü yardırıyor ve muhtemelen Clash of Clans’da köy düzeni üzerine beyin fırtınaları estiriyorsunuz.

#8. SEO için yanlış adamlarla çalışıyorsunuz. Durun tahmin edeyim, SEO danışmanınız sizden 15 TL mi alıyordu? Tamam doğru yoldayız.

#9. Sitenizi veya blogunuzu yeterince iyi tanıtamıyor ve marka değeri oluşturma konusunda geri planda kalıyorsunuz. Ağrı dağının eteğindeki kurbağaları vıraklatacak kadar iyi yazıyor olsanız da bundan reklam verenler haberdar olmadığı sürece bir işe yaramayacak, aklınızda olsun.

#10. Alanınız hakkında bilgili değilsiniz ve o sektöre sırf yüksek tıklama yada iyi tık kazançları için geldiniz. Oooo hoş geldiniz sizi şöyle umduğunu bulamayanlar köşesine alalım ne dersiniz?

#11. Blogunuz veya sitenizin konusu reklam verenlerin dikkatini çekmekten oldukça uzak. Hangi reklam verenler caps sitesine reklam vermek için birbiriyle yarışır ki?

#12. Yaptığınız şeyin başarı getirebileceğine veya para kazandırabileceğine inanmıyorsunuz. Bu da haliyle kazanamayanlar kulübünün müdavimlerinden biri olmanıza neden oluyor.

#13. İçerikleriniz viral olmaktan tümüyle uzaklar ve en az Coğrafya öğretmeniniz kadar sıkıcı içerikler oluşturuyorsunuz.

#14. Yaptığınız işler diğer insanların yaptıklarını kopyalamaktan öteye geçmiyor. Arkadaşlar zaten bir WMAracı var, WMmeydanı, WMpazarı, Haydarazzi’lere hiç kimsenin ihtiyacı olmayacaktır.

#15. Legal sektörlerden çok uzaktasınız ve insanlığın faydasına işler yapmıyorsunuz. Süpermen üniformanızı giyip Taksim’e çıkmayın ama en azından Warez ile çok bir şey elde edemeyeceğinizin farkına varın.

#16. Blogunuz veya siteniz gerçekten sorunlu şeyler üzerine ve kitlelerin ilgisini çekmek, bilgi katmak ve eğlendirmekten oldukça uzak.

#17. İçerikleriniz özensiz ve her yerde bulunabilecek sıradan içerikler. Herkes bir Puma veya Adidas oluyorsa siz farklı olmak için tuvalet terliği olmayın, kendi tarzınızı yaratın.

#18. Çizginiz hala belli değil. Photoshop hakkında blogluyorsunuz ama arkadan “Dolar Kuru Ne Olacak?” yazısı beliriveriyor. Bu blog eğer kişisel blog değilse sıkıntı büyük!

#19. İçerikleriniz tutarsız ve birbiriyle çelişiyor. Tamam insanların düşünceleri değişir ve bazı durumlarda kendiyle çelişebilir ama bu kesinlikle belli bir süreçte olmalıdır.

#20. Doğruları değil sadece kendi doğrularınızı vermeye çalışıyorsunuz ve takipçilerinizden biri bunu fark ediyor. “Cafer’ciğim bana oradan 2 bez lütfen.”

#21. İmla kurallarınız berbat ve noktalama işaretlerini sırf göze hoş geliyor diye kullanıyorsunuz. Böyle bir blogun reklam verenlerin dikkatini çekebileceğini düşünmüyorsunuz değil mi? Hadi itiraf edin.

#22. Çok fazla argo kullanıyorsunuz. Okurken sizin de ananıza bacınıza söven bir sayfaya siz reklam verir miydiniz?

#23. “Benim tarzım bu!” Felsefesiyle gidiyor ve insanların yada blogunuzu / sitenizi kullanan insanların görüş ve önerilerini dikkate almıyorsunuz.

#24. İçerik biçimlendirme konusunda yeteneksizsiniz ve paragraflarınız gökkuşağı renklere uygun şekilde renklendirilmiş. Belki siz renk körü olabilirsiniz ama olmayanların gözünün kanayabileceğini unutmayın lütfen.

#25. Kullanıcılarınızı aktif birer takipçi haline getirmekten ziyade sürekli yenilerini kazanmak için didinip çırpınıyorsunuz.

#26. Okurlarınıza eski sevgiliniz gibi davranıyorsunuz.

Daha Fazlası


1 15
  • Valla ben böyle yazıyorum hacıt, beğenmiyorsan CTRL + W yapabilirsin.
  • Tamam… CTRL + W he? Bak artık sayfayı hızlıca kapatmanın kısayolunu öğrendim.

#27. Reklam verenlerin kendiliğinden tıpış tıpış size gelmesini bekliyorsunuz. Gelmiyorlar değil mi? Gelmezler.

#28. Blogunuzdaki yorumlar gerçek kişilere değil troll’lere ait. Troll sevginizi blogunuzun dışında tutsanız sanki para kazanmanız açısından biraz daha iyi olabilir.

#29. Reklamlarınızın kullanıcının doğal yollarla dikkatini çekmesini sağlayın. “Madem içeriği okumak istiyorsun al bakalım! Önce şu 4 pop-up reklamı ve içeriğin önüne geçen 2 reklamı kapat sonra okursun.” tarzından vazgeçelim, lütfen.

#30. Blogunuz gerç….ek.teen. çok….  *sayfa yükleniyor* ge…ç yükle…ni….yor. Hala optimize etmenin zamanı gelmedi mi sizce?

#31. Sitenizin teması gerçekten okuyucu veya kitleniz için uygun değil. Bu arada vampirler hakkında bir blog yazmıyorsanız lütfen siyah arkaplan üzerine kırmızı yazı kullanmayın. Yapmayın bunu.

#32. Mobil kullanıcılardan da gelir elde etmek istiyorsunuz ama mobil sitenize hiç girip baktınız mı? Reklamı kaydırmaktan içerik görünmüyorsa neden okuyucular sizi tercih etsinler ki?

#33. İçerik kralsa anahtar kelimeler de kraliçedir ama siz yine de kral ile kraliçe oranı hakkında bir şeyler okumayı düşünebilirsiniz. Her taraf kraliçe olursa, kralın sözünün ne hükmü kalır ki?

#34. “Ben SEO’ya inanmıyorum yiaaa, her şey doğal olacak aga” ağzına inanıyor olabilir misiniz? Tamam.

#35. Reklam ödemelerinin dozunu iyi ayarlayamıyorsunuz. Tamam herkesin yoğurdu kendine güzel ama altın değil, yoğurt bu. Bu ölçekte bir şeyler ayarlayın.

#36. Kitlenizin dikkatini çekmeyecek reklamları blogunuza doldurmayın ve bunun bir hata olduğunu kabul edin. 150 TL için 1500 TL’den olmayın. Reklam verenler sitenize kimlerin reklam verdiğini de mutlaka dikkate alacaktır.

#37. Kısa ve net; Spam yapıyorsunuz.

#38. Google sitenizi sevmiyor, ziyaretçiler sitenize uğramıyor ve siteniz Google’da kendi adıyla bile çıkmıyor. O halde yeni bir şeyler denemenin vakti gelmiş ve bu limandan ayrılma vakti geçiyor demektir.

#39. Sitenizin adının ortasında blogspot var veya .TK gibi bir uzantı kullanıyorsunuz.

#40. Blogunuzun başlığında hala – Bir Diğer WordPress Sitesi sloganı yer alıyor ve sitenizi geliştirmek namına hiçbir girişimde bulunmuyorsunuz.

Sizden de ek maddeleri alabiliriz sanırım? 🙂

Kaynak:https://wmaraci.com/blog/blogunuz-veya-sitenizin-para-kazandirmamasinin-40-nedeni-438

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer makaleleri