En Sürükleyici Kitaplar-Kitap Önerileri Webduzzi

Olasılıksız (Adam Fawer)

olasiliksiz-660x330

Tesadüflere inanır mısınız? Yoksa inanmak mı istersiniz? Gerçekten yaşadığınız olaylar bir tesadüf değilde David Caine’nin sahip olduğu yetenek gibi bir şey ise? Soluksuz okuyabileceğiniz bir bilim kurgu romanıyla tanışmaya hazırlanabilirsiniz. Hayatını çalkantılı bir biçimde sürdüren David Caine, saniyeler içerisinde hesaplamalar yapabilen sıkı bir kumarcıdır ama bir gün hatalı hesaplama yapar ve hayatı kontrolden çıkmaya başlar.

Olasılıksız, Adam Fawer tarafından yazılmış bilim kurgu ve gerilim temalı bir kitaptır. Orijinal dilinde Improbable adıyla HarperTorch tarafından ilk olarak 2006 yılında yayınlanan kitap, 2015 yılında Şirin Yener‘in çevirisiyle April Yayıncılık tarafından dilimize kazandırılmıştır.

Olasılıksız: Kitabın Konusu

David Caine hızlı yükselişlerin ve düşüşlerin sık sık görüldüğü bir hayata sahiptir. Tutkulu bir kumarbaz olan Caine, saniyeler içerisinde bir elin tüm olasılıklarını hesaplayabilecek kabiliyete sahiptir. Bir gün işler yolunda gitmekten çıkar, yanlış bir hesaplama her şeyin kontrol dışında yaşanmasına neden olur. Bu yanlış hesaplama onu depresyona doğru sürükler ve sonunda henüz test edilmemiş bir ilacı test etmek için gönüllü olmaya karar verir.

İlacın yan etkileri David Caine’nin hayatının bir parçası olur. Geçmişten, şimdiki zamandan ve gelecekten bir takım açıklanamayan anlar görmeye başlar. Her ne kadar neler olup bittiğine anlam veremese bile Caine zamanla olasılıksız bir dünyaya dahil olur. Sahip olduğu yeni yetenek göz kamaştırıcıdır ama bu yeteneğin farkında olan tek kişi kendisi değildir. Artık akıl sağlığını korumak ve aynı zamanda hayatta kalmak için mücadele etmek zorundadır.

Olasılıksız: Kopukluktan Mükemmelliğe

Adam Fawer “bu olmuş” denilecek bir iş ortaya çıkartmış. Hikaye başlangıçta kopuk bir biçimde ilerlese bile sonradan mükemmel bir biçimde birleştirilmiş. Hikayenin karakterleri kitabın en önemli noktalarını oluşturuyor. David Caine akıllı bir kitap kahramanı olsa bile kitabın diğer karakterlerinin de ondan aşağı kalır yanları bulunmuyor.

Matematikten hoşlanıyorsanız seveceğiniz bir edebiyat kitabı olacağınızdan kuşkunuz olmasın. Artık olasılık problemleriyle uğraşırken daha fazla eğleneceğinizi düşünebilirsiniz. Hikayedeki dünyanın bir anda şaşırtıcı bir hal alması ve kahramanın bu dünyanın içerisinde sürüklenmesi karşısında okuyucunun büyük bir heyecana kapıldığını söyleyebilmek mümkün.

Olasılıksız romanına mükemmel bir eser diyemem ama mükemmele yakın bir eser olduğunu söyleyebilirim. Zeki karakterleri oluşturmak her zaman kolay değildir. Özellikle böylesi hikayenin sonunu gizli tutmayı başarabilen bir biçimde karakteri hikayeye iliştirmek çok sorunlu bir işmiş gibi gözükmektedir. Adam Fawer bunu başararak bize okunabilir bir roman sunmuş.

Yazarın Notu: Olasılıksız romanını okuduktan sonra düşüncelerinizi paylaşmak için yorum yapmayı ihmal etmeyin. Kitabın sevdiğiniz ve sevmediğiniz yanları neler oldu?

Karanlık Zihinler (Alexandra Bracken)

karanlik-zihinler-660x330

Ruby bir sabah kalktığında bir şeyler olduğunu hisseder. Ailesi onu evin garajına kitleyip polisi çağırmıştır. Ruby rehabilitasyon kampına gönderilecektir. O günlerde pek çok kişinin ölümüne neden olan gizemli hastalık onun canını almamıştır. Fakat beraberindekilerle birlikte kontrol etmekte zorlandıkları korkutucu yetenekleriyle mücadele etmek zorundadır.

Karanlık Zihinler, Alexandra Bracken tarafından oluşturulan aynı isimli serinin ilk kitabıdır. Orijinal dilinde The Darkest Minds adıyla Disney Hyperion tarafından ilk olarak 2012 yılında yayınlanan kitap, 2014 yılında Handan Sağlanmak‘ın çevirisiyle Parodi Yayınları tarafından dilimizde yayınlanmıştır.

Karanlık Zihinler: Kitabın Konusu

Ruby aradan yıllar geçtikten sonra gönderildiği zorlu rehabilitasyon merkezinden hayatı uğruna kaçmıştır. Kendisi gibi olan çocukların yaşayabileceği tek yere doğru gitmeye kararlıdır. Bu amaç uğruna kendisi gibi kendi kamplarından kaçan çocuklarla bir araya gelmiştir. Grubun liderliğine soyunan Liam adındaki cesaretli çocuk ise Ruby’e karşı yakın ilgi duymaktadır. Ancak her ne kadar Ruby cevap verebilmek istese bile ona yaklaşmanın tehlikeli olabileceğini düşünmektedir.

Ulaşmak istedikleri yere geldiklerinde ise Ruby’i zorlayıcı bir karar beklemektedir. Ruby, devlet yöneticilerine karşı kullanılan bir kişiye dönüşmek üzeredir. Bir karar vermesi gerekir ve bu yaşamaya değer bir hayatın ilk işaretlerini sunacak bir karar olmalıdır.

Karanlık Zihinler: Gerçekten Karanlık ve Stresli

Benim aram distopya kitapları ile çok iyi olmasa bile bahsedilmesi gereken kitaplardan söz etmeyi ihmal edecek değilim. Karanlık Zihinler bahsedilmesi gereken kitaplardan birisidir. Henüz genç sayılabilecek bir yazarın kaleminden çıkmış olması ve özellikle distopya kitaplarının dolu olduğu bir dönemde yayınlanmış olması nedeniyle dikkat çekici bir kitaptır.

Kitabın bu kadar sevilmesini sağlayan durum ise aslında karakterler. Karakterlerin işlenişi farklı olduğu için ve birazcık olsun Game of Thrones serisinde olduğu gibi bol ölümlü bir hikayeye sahip olması kitabı ilgi çekici yapmaktadır. Ölümlerin çocuklardan olması okuyucuyu ister istemez bir strese sokuyor ama kitabı bitirdiğiniz zaman bu stres iyi bir okuma keyfine dönüşebiliyor.

Hikaye ile yazı karakteristiğinin çok iyi örtüşüyor. Yavaş yavaş ilerleyen anlatım biçimi hikayenin dokusuna uygun olduğu için kitabı çok daha heyecanlı bir hale getirerek okuyucuyu daha fazlasını okumaya teşvik ediyor. Karakterlerin hikayedeki konumlarının etkisiyle hikaye gerçekten karanlık bir hal alarak devam ediyor.

Alexandra Bracken hayranı değilim, distopya tutkunu birisi hiç değilim ama bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Bu türde elinize alıp okuyabileceğiniz en keyifli romanlardan birisidir. Ancak bazılarınızın okuma tarzına göre anlatımı çok iyi bulmayacağını belirtmeliyim.

Yazarın Notu: Karanlık Zihinler kitabını okuduktan sonra düşüncelerinizi yorum yaparak bana ulaştırmayı ihmal etmeyin.

Daha Fazlası


1 5

Titana Saldırı 11 (Hajime İsayama)

titana-saldiri-11-660x330

Titana Saldırı 11, 104. acemi birliğinin Rose duvarındaki kısa süreli başarısının ardından gelişen olayları konu alır. Eren’in zamanında gelişi bu kısa süreli başarının elde edilmesinde etkilidir. Fakat bu kısa süreli başarı aynı zamanda yeni düşmanların belirlemesine neden olur. Duvarları kimin yıktığı açığa çıkar ama bu aynı zamanda bu iki güçlü düşmanın açığa çıkması anlamına gelir.

Titana Saldırı 11, Hajime İsayama tarafından oluşturulan manga kitabı serisinin 11. cildidir. 2009 yılından bu yana yayınlanmakta olan serinin bu cildi 2013 yılında yayınlanmıştır. Sibel Sökel‘in çevirisiyle 2016 yılında Gerekli Şeyler tarafından yayınlanarak dilimize kazandırılmıştır.

Titana Saldırı 11: Kitabın Konusu

Ekip, Shinganshina’nın düşmesinden sorumlu olanlarla karşılaşmıştır. Eren dönüş gerçekleştirir ve Zırhlı Titan Reiner ile mücadeleye gelişir. Diğerleri ise Muazzam Titan ile başa çıkmaya çalışmaktadır. Annie’den öğrendikleri ve Mikasa’nın tavsiyeleriyle Eren, Reiner’i yenmeyi başarır. Fakat yaşanan bir patlama sonucunda Zırhlı Titan’dan kaçamaz. Eren ve Ymir ele geçirilir. Yaşadıkları şoktan uyanan Mikasa ve diğerleri ise karşılarında Erwin ve diğerlerini bulur.

Titana Saldırı 11: Tansiyonu Yüksek ve Şaşırtıcı

Titana Saldırı 10 yazısında dile getirdiklerimi biraz hatırlatayım. Bir önceki ciltte yaşanansürprizler, ortaya çıkan gerçekler ve oluşturulan heyecan bu cilde taşınmıştı. Bu cilt beklentileri karşılıyor mu? Fazlasıyla! Tansiyon oldukça yüksek, şaşırtmalar devam ediyor ve seri büyük bir heyecanla sürüyor.

Büyük gerçekler tek tek ortaya çıkarken hikayenin yapısında çok fazla değişikliğe gidilmemiş. Her şey yine okuyucuyu meraklandıracak bir biçimde. Okuyucunun kafasında sorular oluşturacak biçimde. Bir soruya cevap bulunsa bile okuyucu kendi kafasında yeni sorular oluşturmayı başarabilir. Dolayısıyla, serinin heyecanı fazlasıyla korunmakta.

Serinin sıkı takipçileri bu ciltte çok fazla bilginin yer almamasından biraz şikayetçiler.Elbette onları anlayışla karşılamak gerekebilir ama böylesinin seri açısından daha doğru olacağını unutmamak lazım. Serinin içerisinde en iyi ciltlerden birisi sizi bekliyor diyebilirim. Manga kitapları kapsamında bu kitap tavsiyelerim arasındaki yerini alacaktır.

Yazarın Notu: Titana Saldırı serisini takip ediyor musunuz? Ciltler arasındaki uyum ve farklılıklar hakkında neler söyleyebilirsiniz? Yorum yaparak düşüncelerinizi dile getirebilirsiniz ve eğer dilerseniz, yazımı faydalı bulduysanız arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

Dikenler ve Güller Sarayı

dikenler-ve-guller-sarayi-660x330

Dikenler ve Güller Sarayı, intikam için gelen bir varlığın intikam almak istediği kişinin hayatını altüst etmesiyle gelişen olayları konu alır. Her şey bununla sınırla değildir elbet. İntikam alınacak kişi olan kahramanımız Feyre’nin büyük bir sorumluluğu vardır. Ülkesini yoğun bir baskı altında tutan gölgeye engel olmak zorundadır.

Dikenler ve Güller Sarayı, Sarah J. Maas tarafından oluşturulmuş aynı isimli serinin ilk kitabıdır. Gerilim dolu, aynı zamanda baştan çıkarıcı bir hikayeye sahip olan kitap, Feyre adında bir kadın avcının bir kurdu öldürmesiyle başlayan ve sonunda ülkeyi tehdit eden bir noktaya kadar gelen hikayeyi konu alır. Kitap orijinal dilinde A Court of Thorns and Roses adıyla ilk kez 2015 yılında yayınlanmıştır. Meriç Keleş‘in çevirisiyle dilimize kazandırılan eserin yayını ise DEX Yayınları tarafından yapılmıştır.

Dikenler ve Güller Sarayı: Kitabın Konusu

Genç bir kadın avcı olan Feyre, bir gün ormanda bir kurt öldürür. Bir süre sonra ise yaratık görünümlü bir varlık kurdun intikamını almak için Feyre’nin karşısına çıkar. Sadece efsanelerde duyduğu büyüleyici topraklara çekildiği zaman ise bu yer hakkında pek bir şey bilmemektedir. Karşısında intikam için bekleyen varlığın bir yaratık değil aslında Tamlin olduğunu öğrenir. Tamlin, bir zamanlar Feyre’nin dünyasında hüküm süren ölümsüz bir peridir. Gölgeler yavaş yavaş büyüleyici toprakları ele geçirirken Feyre bunu durdurmanın bir yolunu bulmak zorundadır

Dikenler ve Güller Sarayı: Gerilim Dolu ve Kışkırtıcı

Dikenler ve Güller Sarayı konusunda bir hikayenin yeniden anlatılması gibi bir yorum yapabilirim. Bu çok yanlış bir şey olmaz çünkü yazarın eski kitaplarından izler taşıdığını iddia edebilirim. Bunun yanında, Disney gibi büyük yapımların hikayelerini andırdığını da söyleyebilirim. Sonuçta o büyük yapıtların her birisi aslında bir peri masalının tekrarı gibidir. Fakat… Bu kitabın hikayesinin gerilim dolu ve kışkırtıcı olduğunu söylemeden edemem.

Hikayeyi bir yerlerden anımsadığınızı düşünebilirsiniz. Buna rağmen içerisinde beğeneceğiniz çok fazla şey olduğundan emin olabilirsiniz. Karakterlerin detaylı ve iyi işlenmiş yapısı hikayeyi desteklemekte ve çok daha iyi bir hale dönüştürmektedir.Bunun yanında içinde bulundurduğu romantizm sizi memnun edecek seviyededir.

Bugünlerde kurgusal eserlere göz atarken nedense fazla seçici olmak istiyorum. Pek çok eleştirilecek yanı olsa bile Dikenler ve Güller Sarayı kitabının kitap tavsiyeleri arasında olması gerektiğine inanıyorum. Sarah J. Maas‘ın bu kitabı fantastik kitaplar açısından iyi bir öneri olabilir.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer makaleleri