Google’ın Güvenini Nasıl Kazanabilirim?

Sitemizi takip eden okurlarımız, Google‘ın içerik çiftliği adı verilen düşük kaliteli sitelere yönelik yaptığı Panda Güncellemesinden haberdardır. Bu yazımızda Google’ın hangi içeriği “düşük kalitede” gördüğünü ve daha da önemlisi sitenizi nasıl yüksek kalitede bir site haline getirebileceğinizi öğreneceksiniz.

İpucu #1: Düzenli Aralıklarla Orjinal, Kullanışlı ve Önemli İçerik Ekleyin

Google’ın Aramada Yüksek Kaliteli Siteler Bulmak başlıklı blogunda belirttiği üzere Google sitenizde orjinal içeriğin varlığının önemine değinmektedir. Aşağıda sitenizde uygulayabileceğiniz bazı kaliteli içerik kurallarını bulacaksınız.

  1. En az 500 kelime. Çoğu okurun detaylara ihtiyacı olacaktır – özellikle de içeriğiniz bir tür rehber ya da nasıl-yapılır tarzı bir içerik ise. Eğer içeriğinizde ayrıntılara yer verilmiyorsa, o zaman içeriğiniz yeteri kadar iyi değildir ki bu durumun sitenizin genel kalitesine etkisi olacaktır.

Sitenizde az miktarda içeriğe sahip olmak sitenizin Google tarafından “içerik çiftliği” olarak sınıflandırılmasına yol açabilir. Her şeyi bir ya da iki paragrafta özetlemek yerine daha detaylı bir içeriğe sahip olmayı alışkanlık haline getirin.

  1. Google’ın blogunda da belirttiği üzere içeriğiniz orjinal olmalı ve bir başka siteden kopyalanmış olmamalıdır. Google’a göre orjinal içerik genellikle bir araştırma, derinlemesine raporlar ya da iyi düşünülmüş analiz içeren içeriklerdir.
  2. Makaleler iyi yazılmış, temiz, az ama öz ve doğrudan anlatmak istediğini açıklayan makaleler olmalıdır. Makalenizin okunulabilirliği de aynı derece önemlidir.
  3. İçeriğiniz hem görseller hem de videolar içermelidir. Görseller ve videolar içeren içerikler öğrenmeyi teşvik ettiği gibi okuma sürecine de yardımcı olur. Sitenizde kullandığınız görselleri de kullanmaya hakkınız olduğundan emin olun. Eğer sitenizde kullandığınız materyaller size ait değilse sitenizde yayımlamadan önce hak sahibinin iznini aldığınızdan emin olun.
  4. Eğer kesinlikle gerekliyse diğer sitelerdeki içeriği ve harici kaynakları referans gösterin. Bazen blogunuzda ya da web sitenizde bir yazı yazarken anlattıklarınızı kanıtlamanız gerekebilir. Bu durumda kaliteli harici bir kaynağa link vermeniz gerekecektir. Link verme işlemi editöryel değerde olmalıdır.
  5. Sitenizdeki diğer içeriklere link verin. Örneğin eğer web sitenizde “SEO Teknikleri” konulu bir makale yer alıyorsa, o zaman daha önce yayımlanmış diğer SEO tekniklerine link verebilirsiniz. Bu yöntem özellikle belirli bir konu hakkında detaylı bilgi sahibi olmak isteyen ziyaretçilerinize yardımcı olacaktır. Örneğin Wikipedia üzerinde bir makale okuyorsanız, makale içerisinde diğer pek çok alakalı Wiki sayfasına ve diğer web sitelerine link verildiğini fark etmişsinizdir. Bu durum aynı zamanda kullanıcı deneyimini arttırdığı gibi ziyaretçilerin siteniz üzerinde geçirdikleri süreyi de arttıracaktır.
  6. Kullanıcılar tarafından oluşturulmuş yorumlara izin verin. Bir içerik oluşturduğunuz zaman o içeriğe kullanıcıların yorum bırakabilmelerini sağlayın. Kullanıcı yorumları özellikle ilgili içeriğin doğruluğunu ve güvenilirliğini kanıtlar. Eğer siteniz üzerindeki bir içerik yüksek miktarde yorum alırsa, o zaman ziyaretçileriniz İnternet üzerinde kaliteli bir içerik aramak için zaman harcamazlar zira halihazırda sizin sitenizi bulmuşlardır. Bu sebeple sizin sitenizde daha fazla zaman harcayacaklardır.
  7. Kullanıcılarınızın siteniz üzerindeki içeriği Facebook, Twitter ve diğer sosyal ağ siteleri üzerinde paylaşabilmelerini sağlayın. Kaliteli bir web sitesinin kaliteli olduğuna dair en önemli kanıt, ilgili içeriğin ne kadar paylaşıldığı, beğenildiği ya da kullanıcıların en beğenilen web siteleri listelerine eklenmiş olmasıdır. Bu olanağı mümkün olduğunca değerlendirmelisiniz zira Google gibi arama motorları bu veriyi şu ya da bu şekilde kullanmaktadırlar.
  8. Mümkün olduğu kadar çok yazın. Bu sitenizin daha çok büyümesine ve daha kaliteli hale gelmesine yol açar. Bunun sonucunda da sitenize daha fazla organik trafik çekmiş olursunuz. Google’ın hem büyük hem de kaliteli ve özgün içeriğine sahip siteleri sevdiği bilinmektedir.

İpucu #2: Link Şemalarına Katılmayın

Bu adım Google’ın Kalite İlkeleri’nde yer almaktadır. Ancak halen bazı web sitesi sahipleri bu durumdan ya haberdar değildir, ya da görmezden gelmektedir.

Günümüzde pek çok web sitesi sahibi link inşası (link building) firmalarından kendi müşterilerinin web sitesine yönelik bir bağlantıyı sitenize ekleme talebinde bulunan elektronik postalar almaktadır. Bu durum, Google’ın kalite ilkelerine aykırıdır ve ödemeli link şeması dahilinde algılanır zira genellikle linkini sitenize eklemenizin talep edildiği web sitelerinin içeriği ile sizin sitenizin içeriği arasında bir bağ bulunmamaktadır.

Peki bu tip link şemalarına katılmak neden sitenizin genel kalitesine herhangi bir katkıda bulunmaz?

Daha Fazlası


1 29
  1. Bu firmalar rel=”nofollow” değerinin kaldırılmasını talep etmektedir, her ne kadar sitenize eklemeniz istenen link sponsor bir bağlantı olduğundan doğası gereği rel=”nofollow” değerinin varolması gerekmesine rağmen.
  2. Her ne kadar bu firmalar ilgili bağlantının mümkün olduğu kadar doğal olacağı konusunda sizi ikna etseler de, ilgili linki çevreleyen metin analiz edildiğinde bağlantının sponsor bağlantı olduğu kolayca anlaşılabilir.

Eğer web sitenizin ana sayfasının içeriği örneğin “ucuz uçak biletleri” hakkında ise, okurlarınız sizi sitenizin bu konu ile ilgili web sitelerine yönelmesini umacaklardır. Bir editör kontrolünden geçmiş web sitesi içeriği genellikle site dahilindeki diğer sayfalara ve web üzerindeki güvenilirliği tartışılmaz kaynaklara bağlantı vermektedir.

Bir web sitesinin ana sayfasının ayrıntıları içermemesinin temel nedeni, ana sayfanın görevinin ziyaretçilerinize siteniz hakkında bir “giriş” bilgisi vermek oluşudur. Ancak bu link building şirketleri kendi müşterilerinin ana sayfasına link eklemenizi talep etmektedirler ki bu durum hem editöryel değildir, hem de doğal görünmemektedir.

İpucu #3: Reklam Oranını Azaltın ve Web Sitenizi Hızlandırın

Her web sitesi sahibinin web siteleri üzerinden para kazanmanın bir yolunu bulmaya çalışması anlaşılabilir bir durumdur. Ancak bu, kullanıcı deneyiminden ödün verilmesi anlamına gelmemektedir. Bazı web sitesi sahiplerinin bundan haberi olmadığından web sitelerini onlarca reklamla dekore ederler ve bunun sonucunda da ziyaretçilerinin kısa süre içerisinde siteden ayrılmasına önayak olmuş olurlar.

Bir web sitesinin bu kriter dahilinde olup olmadığını anlamanın en basit yolu sekme oranı (bounce rate) ölçümünü incelemektir. Eğer web sitenizde çok sayıda reklam var ise ve sekme oranınız yüksekse, reklamlarınızın kullanıcı deneyimini etkilediği kanısına varabilirsiniz. Bazı reklamların ayrıca web sitelerini yavaşlattığı ve ziyaretçilerin web sitesinin içeriği ile reklamları ayırt etmesini zorlaştırdığı da bilinmektedir.

Aşağıda konu ile ilgili önerilen bazı ilkeler yer almaktadır:

  1. Eğer Google AdSense kullanıyorsanız, reklamları siteniz üzerindeki stratejik noktalara yerleştirerek ziyaretçilerinizin sitenizin içeriği ile karıştırmamalarını sağlayın.
  2. Eğer içerik dahilinde reklamlara yer veriyorsanız, içerik başına verdiğiniz reklamı sınırlandırın (örneğin sayfa başına 3 link gibi). Infolink adı verilen reklam yöntemini kullanıyorsanız, en fazla kazanım için bu linklerin sayısını en fazla 12 ile sınırlandırmayı tercih edebilirsiniz. Ancak gerçek şu ki eğer metin içi reklam yöntemini yüksek miktarda kullanıyorsanız, web sitenizin güvenilirliği ziyaretçilerinizin gözünde azalacaktır. Sitenize daima ziyaretçilerinizin gözünden bakmaya çalışın ve içeriğinizi reklamlar dahil olmuş bir şekilde okuyun. Eğer bu sizin içeriği okumanızı zorlaştırıyorsa (örneğin içerik dahilindeki reklam linklerine kazara tıklıyorsanız) belki de o linkleri kaldırmanın vakti gelmiştir zira bu linkler okurlarınızı da rahatsız edecektir.
  3. Reklam içeren web sitenizin yüklenme hızını optimize edin. Sitenizin hızlı yükleniyor olmasına özen gösterin. Tüm pop-up banner reklamlarını ve giriş banner reklamlarını kaldırın zira bu tip reklamlar ziyaretçilerinizin doğrudan sitenizdeki içeriğe ulaşmasını zorlaşturacaktır. Konu ile ilgili SEOChat sitesinde yer alan ortalama site yüklenme hızı raporunu ve DevShed web sitesindeki Google Page Speed aracı incelemesini okuyabilirsiniz.
  4. Sitenizdeki her bir reklamın site içeriğinin kalitesini azalttığını kesinlikle aklınızdan çıkarmayın ve reklamları mümkün olduğunca sınırlandırmaya çalışın.

İpucu #4: Kendinizi Erişilebilir Kılın: Güven Faktörü

Daha önce kaç kez ziyaret ettiğiniz bir web sitesinin sahibinin kim olduğu, siteyi kimin yönettiği, iletişim bilgisi, telefon numarası vb bilgilere ulaşamadınız? Bunlar bir web sitesinin genel kalitesine katkıda bulunan çok önemli faktörlerdir. Aşağıdaki bir web sitesinin kalitesi hakkındaki aşağıdaki eşitlemeyi unutmayın:

Yüksek kalitede bir web sitesi = Yüksek içerik kalitesi + Yüksek güven faktörü

Yüksek kaliteli bir web sitesi oluşturmak sadece kaliteli içerik sahibi olmakla mümkün değildir. Okurlarınız ve ziyaretçilerinizin size olan güvenini sağlamanız gerekmektedir. Aşağıdaki ilkeler bu konuda size yardımcı olacaktır:

  1. Kendi hakkınızda bilgi içeren bir sayfanız olsun. Bu tip bilgiler genellikle “Hakkında” sayfasında yer alır.
  2. Size ait gerçek bir fotoğrafınız olsun.
  3. Şirketinizin faaliyet gösterdiği mekanın fotoğraflarını sitenize ekleyin. Bazı firmalar bunu bir adım daha ileriye götürerek ofislerinin gerçek zamanlı videosunu web siteleri üzerinden paylaşmaktadır.
  4. Şirketinizin kurumsal adresinin, iletişim formunun, elektronik posta adresinin ve geçerli telefon numarasının sitenizde net bir şekilde bulunduğundan emin olun.
  5. Şirketinizin dahili olduğu organizasyonları ve sahibi olduğunuz sertifikaların bir listesini, aldığınız ödülleri ve ödüllerin ardındaki hikayeleri ziyaretçilerinizle paylaşın.
  6. Resmi Facebook sayfanızın bir linkini sitenize ekleyin. Bu sayede ziyaretçileriniz kendileri gibi diğer “gerçek” kişilerin siteniz hakkındaki yorumlarına ulaşabilirler.
  7. Ürünlerinizin ve hizmetlerinizin başarılı bir şekilde kullanıldığını kanıtlayan müşteri yorumlarına sitenizde yer verin.
  8. Kullanıcılarınızın gizlilik haklarına saygı gösterin. İsim, telefon numarası gibi kişisel bilgileri istemeden önce iki kez düşünün. Bazı kullanıcılar bu konuda oldukça hassastırlar. Ayrıca siteniz üzerinde gizliik sözleşmesine mutlaka yer verin ve bu sözleşme dahilinde ziyaretçilerinizin size sağladığı bilgileri ne şekilde sakladığınız ve kullanacağınız hakkında kullanıcılarınızı bilgilendirin. Ziyaretçilerinizin kişisel bilgilerini size göndermek için kullanacakları formlarda mutlaka SSL sertifikası kullanın. Bu sayede ziyaretçilerinizin kullandığı bilgisayar ile sizin web siteniz arasındaki iletişim şifrelenmiş olacak ve kullanıcılarınızın gizliliğini korumuş olacaksınız.
  9. Şirketiniz hakkında detaylı bilgi veren şartlar ve koşulları sitenize ekleyin. Eğer ziyaretçilerinizden ödeme alıyorsanız bu ödemelerin bir hata yapılma ihtimaline karşı korunmuş olduğunu belirtin. Günümüzde çoğu müşteri iade kabul etmeyen web sitelerinden alışveriş yapmamaktadır. Bu riski almayın.
  10. Birlikte iş yaptığınız ya da ürünlerinizin kullanıldığı firmalardan bahsetin. Bu tip firmaların logolarını sitenize ekleyin ancak bu logoları eklerken kesinlikle sadece birlikte iş yaptığınız firmaların logolarının yer aldığından emin olun. Bir firmanın logosunu izinsiz kullanmak daha sonra başınızı ağrıtabilir.

Umarız bu yazımızda Google ve benzeri arama motorlarının güvenini kazanmak için atmanız gereken bazı adımların size yardımı dokunacaktır. Her ne kadar her gün yüz milyonlarca insan İnternet’i etkin bir şekilde kullansa da, konu İnternet güvenilirliğine ve dürüstlüğüne geldiğinde pek çok kişi bu konuda olumsuz görüşlere sahiptir. Yukarıdaki adımları uygulayarak ziyaretçilerinizin ve arama motorlarının güvenini kazanmak yolunda doğru bir adım atmış olursunuz.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer makaleleri