Birinci Dünya Savaşı ve Savaşın Vahşeti

Dünya bir vahşete sahne olmuş.Birinci dünya savaşı,vahşetine..!

Birinci. Dünya Savaşı, pek fazlaca prensip sahne oldu. Bunların biri, silahların yalnız orduları değil, sivilleri de hedef almasıydı.
Dünyada sivil yerleşim birimlerine yönelik ilk bombardıman, Alman zeplinlerinin 1915 senesinde İngiltere’ye saldırmasıyla başladı. Zeplinlerden atılan bombalar, pekçok masumun dünyasına mal oldu.

U-bot isminde olan Alman denizaltıları

Öte taraftan da U-bot isminde olan Alman denizaltıları, Atlantik okyanusundaki sivil gemileri vurmaya başladı. O dönemde dünyanın en büyük transatlantigi olan Lusitanya gemisi, 7 Mayıs 1915 günü İrlanda açıklarında bir [highlight]U-bot saldırısıyla batırıldı[/highlight]. Üstündeki 2000’e yakın yolcudan 1195’i boğuldu.


Savaşın getirmiş olduğu bir başka yıkım, kimyasal silahlardı. 1915’te ilkin Fransızlar sonrasında da Almanlar tarafınca kullanılmaya başlanan zehirli gazlar, binlerce askerin korkulu acılar çekerek hayatını kaybetmesine niçin oldu. Pekçok asker de gazın etkisiyle kör oldu. Ordular zehirli gaza karşı tedbir olarak gaz maskeleri kullanmaya başladılar.

Daha Fazlası


1 9

Gaz maskeleri yalnız askerlere değil, sivillere de veriliyordu. Bundan dolayı zehirli gazlar, yalnız askerleri değil sivileri tehdit ediyordu.

Ufak evlatları bile…
1. Dünya Savaşı’nın en kanlı cephelerinden biri de, Çanakkale’de yaşandı. İngiliz ve Fransız donanmaları, Osmanlı müdafaa hatlarını yararak Karadeniz’e varmak için saldırıya geçtiler. Sadece dünyanın bu en büyük birliği, Türk topçusu karşısında boyun eğmek mecburiyetinde bırakıldı.

Deniz savaşının yenilgiyle sona ermesinin üstüne, İngilizler Gelibolu yarımadasına çıkarma yaptılar. Sadece efsanevi bir cesaret ve kahramanlıkla savaşan Türk ordusu, bu saldırıyı da püskürttü. Aylar devam eden çatışmaların peşinden İngilizler Çanakkale’den çekilmek mecburiyetinde bırakıldı.

250 bin Türk askeri şehit olmuştu… Bir çok da İngiliz ve Anzak askeri ölmüştü.

1. Dünya Savaşı, İngiliz, Fransız. ve Alman ordularının 4 sene süresince devam eden umutsuz saldırılarının peşinden, 1918 senesinde sonlandı.Sadece 11. ayın 11. gününde saat 11’de duyuru edilen sulh, asla hiç kimseye kalıcı bir saadet getirmeyecekti.

Yüzbinlerce asker sakat kaldı.Dahası, balçık, pislik ve ölüm dolu siperlerde 4 sene süresince kalmış olan askerlerin bir çok, savaşın ruhsal etkisinden kurtulamadı.

“Bomba şoku” denen ve cenk gazileri içinde fazlaca yaygın görülen bir travma, hastaların şiddetli vehamet ve titreme nöbetleri geçirmesine sebep oluyordu. 4 sene süresince her gün yaşadıkları bomba korkusu, belleklerine silinmeyecek halde kazınmıştı.

Birtakım hastalar için, yalnız bomba kelimesinin söylenmesi bile, korkuya kapılıp saklanmalarına kafi oluyordu.
Birtakım askerler ise, savaştan seneler sonrasında bile bir uniforma gördüklerinde dehşete kapılıyorlardı.

Savaşın izi, birtakım askerlerin yalnız ruhuna değil, vücuduna da işlemişti. Onbinlerce asker kollarını ve bacaklarını cenk meydanında kaybetti.
Gözü, burnu yahut çenesi parçalanan o denli fazlaca asker vardı ki, Avrupa kentlerinde bu insanların kullanması için hususi maskeler üretilmeye başlandı.

1. Dünya Savaşı’nın korkulu acıları sanata da yansıdı. Cenk sonrası dönemdeki sanat eserlerinde, vehamet, acı ve cinnet temaları hakimdi. Bu eserler, yalnız onları çizen sanatçıların değil, bütün bir jenerasyonun ruh halini yansıtıyordu.
Savaşın acılarını en derinden yaşayan bu jenerasyona “yitik nesil” ismi verilecekti.
Buraya kadar seyrettiğimiz benzer biçimde cenk, kişilere ve toplumlara hiç bir yarar ve hasılat sağlamayan devasa bir zulüm sektörüdür. İnsanlara maddi ve içsel büyük acılar ve sıkıntılar yaşatan, kapanması zor, derin yaralar açan toplumsal bir felakettir. Tanrı’ın insanlara emri ise, yeryüzünde savaşı değil barışı hakim kılmalarıdır. İyilik yapanlar ve bozgunculuk yapmaktan kaçınanlar ise Kuran’da şu şekilde müjdelenirler:
İşte ahiret yurdu; bizler onu, yeryüzünde büyüklenmeyenlere ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere kılarız. Netice takva sahiplerinindir. (Kasas Suresi, 83)
Yoksa Bizler, inanç edip salih amellerde bulunanları yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar benzer biçimde mi tutacağız? Yahut muttakileri

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer makaleleri