Birinci Dünya Savaşı Nasıl Başladı

Birinci dünya savaşı,nasıl başladı bir göz atalım arkadaşlar,tarihe meraklı olan arkadaşlar muhakkak okumalı..!

Daha Fazlası


1 9

Birinci Dünya Savaşı Nezaman Başladı

19. yüzyıl Avrupası, sömürgeciliğe dayanıyordu. İngiltere ve Fransa şeklinde büyük Avrupa devletleri, dünyanın dört bir yanına yayılarak dev sömürge imparatorlukları kurmuşlardı.
Siyasal birliğini geç sağlayan Almanya ise sonradan girdiği bu yarışta yükselmeye çalışıyordu.

Menfaat ilişkileri, 20. yüzyılın başında Avrupa’yı iki ayrı güç blokuna ayırdı. Bir yanda İngiltere, Fransa ve Rusya, diğer tarafta ise Almanya ve Alman soylu Habsburg hanedanı tarafından yönetilen Avusturya-Macaristan imparatorluğu yer aldı.

İki güç bloku içerisinde giderek gerginleşen ilişkiler, 1914 yılındaki bir suikastle patlak verdi. Avusturya-Macaristan imparatorluğunun veliahtı olan Franz Ferdinand, bu imparatorluğun balkanlardaki etkisini yok etmek isteyen Sırp milliyetçileri tarafından vurularak öldürüldü.
Bu olayın ardından gelen karşılıklı savaş ilanları, birdenbire tüm Avrupa’yı savaşın içine çekti. Ilkin Avusturya-Macaristan Sırbistan’a savaş ilan etti. Sırpların geleneksel müttefiki olan Rusya, Avusturya-Macaristan’a savaş açarak buna karşılık verdi.

Almanya, İngiltere ve Fransa da birbiri ardına muharebeye girdiler. Fitil ateşlenmişti.
Savaşın öncesinde Alman Genel Oluşturmayı bir plan yapmış ve ani bir saldırıyla Fransa’yı dize getirmeyi hesaplamıştı.
Almanlar bu planı uygulamak için önce Belçika’ya girdiler ve ardından sınırdan geçerek Fransa’yı işgale giriştiler.
Ivedi toparlanan Fransız ordusu, Almanları Marn nehri kıyısında durdurdu ve karşı saldırıya geçti..

Her iki ordu da ağır kayıplar vermesine rağmen cephede bir ilerleme olmadı. Her iki taraf, bombardımandan korunmak için siperlere sığındı. Aylar geçindiren karşılıklı saldırılar sonunda Fransızlar 400 bin asker yitirdi. Almanların can kaybı ise 350 bindi.

Ayrıca I. Dünya Savaşı’nın korkunç savaş stratejisi de belirlenmiş oluyordu: Siperler. Askerler gelecek yıllar boyunca, bu siperlerin içinde kalacaklardı.
Siperlerde yaşam fazlaca zordu. Askerler, daima geçindiren düşman bombardımanı altında, aylarca tehlike ve stres içinde yaşıyorlardı. Bombardıman sırasında ölenler uzun süre siperde kalıyor, askerler arkadaşlarının parçalanmış cesetleri ile birlikte uyuyorlardı. Yağmur yağdığında ise tüm siper çamurla doluyordu.

1. Dünya Savaşına katılan 20 milyondan fazla asker, 4 yıla yakın bir süre bu siperlerde acı çekti. Bir çok da fazla burada öldü.
1914 yılındaki Alman saldırısıyla kurulan Batı cephesi, ilk bir kaç haftadan hemen sonra kilitlendi. Karşılıklı siperlere sığınan ordular, birbirlerine bir tek birkaç yüz metre mesafede kapana kısıldılar.
Bu kapanı açmak için yapılan her saldırı, korkunç can kayıpları ile sonuçlanacaktı.
1916 yılı başında, Almanlar kilitlenen Batı cephesini yarmak için yeni bir plan geliştirdiler. Fransızların gururu sayılan Verdan kentine ani bir saldırı başlatacaklardı. Saldırının amacı, savaşı kazanmak değil, Fransızlara fazlaca ağır can kayıpları verdirmek ve dirençlerini kırmaktı. Alman general Volkenheim, 1 Alman askerine karşılık 3 Fransız askerinin öleceğini hesaplamıştı.
Saldırı 21 Şubat’ta başladı. Alman komutanlar askerlerine “siperlerden dışarı” emrini verdiler. Sadece siperden çıkan her asker ortalama 1 dakika içinde ölüyordu. Aylar geçindiren muharebeye rağmen Almanlar Verdan’ı alamadılar.
İki taraftan toplam 1 milyona yakın asker öldü. Cephe hattı ise bir tek 12 kilometre geriye kaydı. 12 kilometre için, 1 milyon kişi can vermişti.

Almanların Verdan saldırısına, İngilizler Som muharebesiyle yanıt verdiler. Bu saldırı için İngiltere’nin tüm sanayii seferber edilerek yüzbinlerce top mermisi üretildi.
General Douglas Haig, İngiliz ordusunun önce bir hafta boyunca kesintisiz bombardıman yapmasını, hemen sonra da piyadelerle saldırıya geçmesini planlamıştı. Haig’e nazaran bir tek ilk günde 14 kilometre ilerleme kat edilecek ve Alman hatları bir hafta içinde tamamen yarılacaktı.
Atak 1 Haziran’da başladı. İngiliz topçuları 1 hafta boyunca Alman hatlarını aralıksız dövdü. Ve 1 haftanın sonunda İngiliz subaylar askerlerine “siperlerden dışarı” emrini verdiler. Sadece bombardıman Alman birliklerini sanıldığı şeklinde yok edememiş, kazdıkları derin siperlerde beklemişlerdi. İngilizler ilerlerken Alman makinalıları ateşe başladı. Savaşın bir tek ilk birkaç saati içinde tam 20 bin İngiliz askeri öldü. Gece karardığında, iki cephe arasındaki bölge, onbinlerce ölüyle ve geriye sürüklenmeye çalışan yaralılarla doluydu.

Som muharebesi General Haig’in 2 haftalık planının aksine tam 5 ay sürdü. Generaller, askerlerini ısrarla ve onlarca defa ölüme gönderdiler. Cenk sonunda her iki taraftan toplam 900 bin kişi kaybedilmişti. Cephe ise bir tek 11 kilometre kaydı. 11 kilometre için, 900 bin can verilmişti.
1. Dünya Savaşı boyunca her iki taraf da daha pekçok saldırı düzenledi. Bunların hepsi katliamdan başka bir şey değildi. Belçika’nın İpr isminde kasabasında 3 kere üst üste savaş yapıldı. Yalnız üçüncüsünün bilançosu, 500 bin ölüydü.

Her saldırının sonucu aynıydı: Yalnız birkaç kilometre ilerlemek için, şu demek oluyor ki bir hiç uğruna verilen yüzbinlerce ölü.
Hiç bir haklı ve meşru nedene dayanmayan bu korkunç savaş boyunca sayısız masum insan katledildi. Bir o kadar insan da evinden-barkından oldu, ailesini ve yakınlarını kaybetti. Belli ideolojik çevrelerin siyasi ihtirasları ve çıkar arayışları bu kitlesel felaketin ve bozgunun en önemli nedeniydi.
İnkar edenlerin dünya hırsından gerçekleştirilen “bozgunculuk”, Tanrı’ın Kuran’da insanları menettiği çok önemli bir zulümdür. Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak Kuran ayetlerinde şöyleki yasaklanmaktadır:

Düzene konulmasından hemen sonra yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın; O’na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Şu demek oluyor ki Tanrı’ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır. (Araf Suresi, 56)

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer makaleleri