Hacker Akademisi Açılıyor – Hacker Nedir Nasıl Olunur?

Teknolojinin gelişmesiyle beraber günümüzde siber savaşlar da aldı başını gidiyor. Pek fazlaca ülkede siber savaşlar için hususi ekiplerin olduğunu söyleyebiliriz. Danimarka da siber savaşlara kayıtsız kalmayarak bu mevzuda yatırım oluşturmaya hazırlanıyor. Gelen iddialara bakılırsa Danimarka hükümeti ülkede hacker okulu açmayı planlıyor.

Bu mevzuda ciddi olduğu belirtilen Danimarka için bu yaz mevsiminin sonlarına doğru öğrenim yaşamına başlamış olacak hacker akademisi oluşturulacak. Burada üç aşamalı bir öğrenim sistemi olacak ve siber güvenliğin haricinde haber alma elde etme ve siber hücum yapma şeklinde hedefler için hacker yetiştirilecek. Eğitimin ilk ayağında hacker öğrencilerine ağ ve altyapı ile üst seviye emniyet ile alakalı temel öğrenim verilecek. İkinci adımda siber müdafaa mevzusuna ağırlık verilirken son adımda ise siber hücum eğitimi gösterilecek.

Hacker akademisinden öğrenim kabul eden hackerlar değişik ülkelere karşı ajanlık yapabilecek ve informasyon edinebilecek, teröristleri ve ihtimaller içinde terör vakalarını takip edebilecekler. Danimarka hükümeti, hacker akademisine katılım sartlarini pek fazla yüksek tutmuyor; bu sebeple ülkenin azca sayılabilecek nüfusu göz önünde bulundurulduğunda nitelikli hacker bulma payı çok sıska.

Hacker mektebinde temel öğrenim de gösterime başlayacağı için üst seviye hackerlık bilgisine haiz olmayan adaylar da akademiye başvurabilecek. Hatta Danimarka hükümeti şimdiden mevzuyla alakalı afiş bile hazırlamış.

danimarka hacker

Yerli İnsansız Su Altı Aracı Üretildi

Ankara’da hizmet veren bir mühendislik firması, 600 metre derinliğe kadar çalışabilen ilk yerli insansız su altı aracı ROV’u geliştirdi. Hacettepe Teknokent’te çalışmalarına geçindiren şirketin kurucu ortağı olan Bülent Gökalp, AA muhabirine vermiş olduğu röportajda, geliştirdikleri cihazın başta emek harcama derinliği olmak üzere diğeri özellikleri de değerlendirildiğinde Türkiye’nin ilk yerli insansız su altı aracı olma özelliğine sahip olduğunu belirtti.

Devletimizde hizmet veren insansız su altı araçlarının neredeyse hepsinin ithal olduğunu ve en oldukça 300 metre derinlikte çalıştıklarını ifade eden Gökalp, kendi geliştirdikleri aracın ise 600 metre derinliğe kadar inebildiğini belirtti.

Bülent Gökalp’e göre; derinde bir emek harcama yapılacağı zaman piyasada kullanılanların haricinde derinlerde çalışabilen robota ihtiyaç duyulduğunu, kendi geliştirdikleri cihaz ile bu zorunluluğun ortadan kalktığını belirtti. Geliştirdikleri cihazın emek harcama derinliğinin 600 metre olmasından dolayı kısa sürede ürünü sattıklarını beyan etti.

Cihazın üstündeki 600 metre uzunluğundaki kablo ile belirlenen derinliğe güç ve data gidebildiğini söyleyen Gökalp, cihazda bu özellikler dışında kamera, sonar ve lambaların da bulunduğunu sözlerine ekledi.

Nvidia’dan Yepyeni Ekran Kartları Tanıtıldı

nvidia ekran karti

Dünyaca ünlü çipset geliştiricisi Nvidia giriş seviyesine hitap eden 3 yeni mobil ekran kartının tanıtımını yaptı. Nvidia GeForce 920MX, 930MX ve 940MX adlarıyla satışa sunulacak olan çipsetlerle ilgili detaylar haberimizin devamında.

Merkezi Kaliforniya olan dünyaca ünlü çipset geliştiricisi Nvidia, giriş sınıfına hitap eden 3 yeni mobil ekran kartını tanıttı.

NVIDIA tarafından açıklanan son çeyrek ve yıllık sonuçları göz doldururken, etkinlikte Maxwell tabanlı GeForce 920MX, 930MX ve 940MX adını taşıyan yeni ekranları, 920M, 930M ve 940M ekran kartlarının yerine geçecek.

Nvidia GeForce 940MX isimli kartın özelliklerine değinecek olursak 384 CUDA çekirdeğinin bulunduğunu görüyoruz. Ayrıca çipset 1176MHz saat çalışma hızına sahip.

Önceki modele oranla yüzde 20 daha iyi bir performans sergileyen 940MX, kriter testlerinde zirvede bulunuyor.

Nvidia’nın tanıtımını yaptığı bir diğer ekran kartı olan Nvidia GeForce 930MX’te 256 CUDA çekirdek bulunuyor. GDDR5 hafızalı 930MX 967 MHz saat hızında çalışırken DDR3 hafızalı modeli ise 1006 MHz saat hızında çalışıyor.

Tanıtımı yapılan son ekran kartı ise Nvidia GeForce 920MX. 256 CUDA çekirdeğe sahip oaln DDR3 hafızalı ekran kartı 965 MHz saat hızında çalışırken GDDR5 hafızalı modeli ise 926 MHz saat hızında çalışıyor.

Giriş sınıfına ait cihazlar için tanıtımı yapılan yeni Nvidia ekran kartlarının kısa süre içinde raflardaki yerini alması bekleniyor.

WhatsApp’ta Paket Veri Tasarrufu Nasıl Sağlanır?

whatsapp yeni ozellik

WhatsApp’ın kullanıcılarla buluşturduğu yeni özellikleri kotanızın erkenden bitmesine neden olabilir. Peki WhatsApp’ta kota sorunu yaşamamak için neler yapmak gerekir? İşte detaylar.

 

WhatsApp’a Yepyeni Özellikler

WhatsApp’a yeni özellikler eklenince internet kullanımı da ister istemez arttı. En son PDF dosya gönderme özelliği eklenen Whatsapp’ta paket veri kotası sıkıntısı yaşamamak için yapmanız gereken en önemli şey ise otomatik indirme özelliğini devre dışı bırakmak.

WhatsApp’ın yeni özellikleriyle birlikte belge, lokasyon ve bağlantı paylaşımı yapmak mümkün. Bu veriler, video ve ses paylaşımı ile birleşince kullanıcıların karşısına yüksek bir paket veri kullanımı çıkıyor.

Kullanım yoğunluğuna bağlı olarak yapılan paylaşımların paket veri kotanızı tehdit ettiğini belirtmemizde yarar var. Asıl sorun yaratabilecek bölüm ise “otomatik medya indirme” özelliği. Bu özellik ile WhatsApp’tan yapılan paylaşımlar otomatik olarak akıllı telefonunuza kaydediliyor. Yani, size gelen bir PDF dosyasından, WhatsApp gruplarında paylaşılan çeşitli fotoğrafa kadar her türlü içerik otomatik olarak cihazınıza yükleniyor.

“Otomatik medya indirme” özelliğini kapatarak bu sorunu çözebilirsiniz fakat bu özelliği açık tutmak isteyen kullanıcılar da bulunuyor. Böyle bir durumda, WhatsApp’ın gelişmiş ayarları kullanıcıların yardımına yetişiyor. Gönderilen ses, fotoğraf ve belgelerin ayrı ayrı hangi şartlarda otomatik şekilde indirileceğini ayarlayabiliyorsunuz.

Telefonu Cepte Nasıl Taşımak Gerekir?

telefonun zararlari

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Elektromanyetik Alanlar ve Mikrodalga Tekniği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Çerezci, cep telefonu gibi elektronik aletlerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bu cihazlar tarafından yayılan elektromanyetik dalganın pek çok önemli rahatsızlığa neden olabileceğinin altını çizerek zararlı etkilerinden korunmak için telefonları yanınızda taşırken dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Elektromanyetik kirliliğe sahip ortamlarda kalındığı takdirde sağlık problemleri yaşanabileceğini ifade eden Çerezci, “Bunların en belirginleri göz rahatsızlıkları, katarakt oluşumları, sinir sistemi üzerinde yan etkileri olduğu biliniyor. Elektromanyetik radyasyondan etkilenilmesi sonucunda, depresyon, hafızada zayıflık gibi sağlık problemleri ortaya çıkıyor şeklinde konuştu.

Yatarken Telefon Yanıbaşınızda Olmasın

Osman Çerezci, yapmış olduğu açıklamada; Cep telefonlarının mümkün mertebe çantada veya kıyafetlerin dış bölgesinde taşınmasının uygun olacağını belirterek, vücuda ne kadar yakın olursa o ölçüde sıkıntı yaşatıyor ifadelerini kullandı. Kişilerin telefonları genellikle pantolon ceplerinde taşıdığını, bu taşıma şeklinde cihazın arka yüzeyinin dış tarafa bakacak biçimde cebe konulması gerektiğini vurguladı. Antenler, telefonların dış yüzünde bulunduğundan dolayı oluşan elektromanyetik dalga, vücuda doğru değil dışa doğru gideceğini böylelikle vücudun elektromanyetik dalgalardan en az seviyede etkileneceğini belirtti.

Çoğu kişinin sıklıkla yaptığı telefonu yastık altına koyarak uyumanın  sağlık açısından çok yanlış olacağını ifade etti. Eğer sizler de böyle yanlışlar yapıyorsanız sağlığınız açısından kararınızı yeniden gözden geçirmenizi tavsiye ediyoruz.

Apple’ın Baş Belası Virüs 408 Dolar Fidye İstiyor

apple mac


 

Daha çok Windows işletim sistemli cihazlarda duyduğumuz fidye yazılımları artık Mac bilgisayarlarda da görülmeye başladı. Bilgisayarda bulunan dosyalara şifre koyan bu yazılım, kullanıcılardan şifreleri açmak için para talep ediyor.

Geçtiğimiz günlerde FBI ile yaşadığı sıkıntılarla gündeme gelen Apple’ın bu kez de bir fidye yazılımıyla sorun yaşıyor. Yalnızca MAC’leri hedef alan bu zararlı yazılım, kullanıcıların bilgisayarında bulunan dosyalara şifre koyarak tekrar açılması için kullanıcılardan fidye talep ediyor.

KeRanger adındaki bu zararlı yazılım, MAC OS X işletim sistemli cihaz için geliştirilen ilk fidye yazılımı olma özelliğine sahip. 2014’te tespit edilen fidye yazılımı FileCoder’ın yayıldığı zamanlarda halen eksikliklerinin olması, KeRanger’ı kayıtlara ilk sıradan giriş yapmasını sağlıyor.

KeRanger bilgisayara bulaştıktan sonra 3 gün boyunca beklemede kalıyor. Bu da kullanıcıların virüsün nasıl ve hangi yollardan bulaştığını anlamalarını güçleştiriyor. Bilgisayarda bulunan doküman ve veri dosyalarına şifre koyan KeRanger, kullanıcılardan dosyaların geri açılması için 1 Bitcoin yani yaklaşık 408 dolar civarında para istiyor.

Saldırıların anlaşılmasından sonra Apple ve Transmission konuyla ilgili açıklama yaptı ve gerekli önlemlerin alındığını belirtti. Eğer Transmission kullanıcısı değilseniz endişe yapmanıza gerek yok.

Snapdragon 820, Apple A9’u Ve Exynos 8890’ı Geçmeyi Başardı

snapdragon 820

Akıllı telefon alırken önceliğiniz kamera ya da hafıza değil de telefonun performans ve işlemci gücü ise bu yıl satışa sunulacak olan üst segment telefonlarda Snapdragon 820 işlemcinin kullanılacağını hatırlatalım. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen MWC 2016 Fuarı kapsamında pek çok akıllı telefon üreticisi amiral gemisi modellerinin tanıtımını yapmıştı. Fuarda öne çıkan modeller ise Samsung Galaxy S7, Galaxy S7 Edge, LG G5, Xiaomi Mi5 ve Sony Xperia X Performance olmuştu.

 

Snapdragon 820 Bir Adım Önde

MWC 2016 Fuarı’nın ardından bu telefonlar arasında kıyaslamalar başladı. Bu kıyaslamaların yapıldığı Benchmark test sonuçları da teknoloji severlerle paylaşıldı. Ortaya çıkan tabloların büyük çoğunluğunda Snapdragon 820 işlemci, piyasadaki rakipleri olan Samsung’un Exynos 88990 ve Apple A9 işlemcilerinin bir adım önünde yer almayı başardı.

antutu test

Benzer karşılaştırmayı yapan AnTuTu firmasının sonuçlarına göre ise ilk sırada yine Snapdragon 820 yer alırken, Apple A9 ikinci, Samsung Exynos 8890 işlemci de üçüncü sırada yer aldı. Bu işlemciler arasındaki dikkat çeken bir başka önemli nokta ise çekirdek sayılarındaki farklılıklar. Apple A9’da 2, Snapdragon 820’de 4, Exynos 8890’da ise 8 çekirdek bulunuyor. Burda ortaya çıkan sonuca göre performans çekirdek sayısına çok da bağlı olmadığını söyleyebiliriz.

antutu test 2

Grafik İşlemci Sıralamasında Açık Ara Lider Adreno 530

3 işlemci arasındaki grafik performansları değerlendirildiğinde Adreno 530 açık ara farkla lider oldğunu söyleyebiliriz. Snapdragon 820 bünyesindeki grafik işlemcinin açık ara lider olduğu listenin ikinci sırasında Apple, üçüncü sırada ise Samsung bulunuyor. Yani bu sonuçlara göre telefondan oyun oynamak isteyen kullanıcılardan Snapdragon 820’ye sahip olanların bir adım önde olduğunu söyleyebiliriz.

Ray Tomlinson Kimdir? Gönderdiği İlk Mailde Ne Yazdı?

ray tomlinson

Günümüzde mesajlaşmanın en önemlilerinden birisi olan elektronik postanın mucidi ve @ işaretini ilk defa kullananan Ray Tomlinson, 74 yaşında yaşamını yitirdi. Gençlik döneminde çalıştığı Raytheon şirketinde e-postayı icat eden Ray Tomlinson, 1971 yılında internetin atası olarak kabul edilen ARPANET’i kurdu. Bu program sayesinde iki bilgisayar arasında veri alışverişi yapılabiliyordu.

İlk kez iki bilgisayar arasında veri alışverişi yapmasını sağlayan ve e-posta gönderen Ray Tomlinson, internetin gelişmesinde en önemli paya sahip kişilerden biri olarak kabul edildi. Ray Tomlinson’un yakın arkadaşlarından biri olan Mike Doblo yapmış olduğu açıklamada; Tomlinson’un icadı tüm dünyanın iletişim biçimini değiştirmiş olsa da kendisi her zaman nazik ve mütevazı kalmayı başardı ifadelerini kullandı.

 

Ray Tomlinson Kimdir?

1941 yılında New York’ta doğan Ray Tomlinson, 1960’lı yıllarda MIT ve Rensselaer Politeknik Enstitüsü’nde çalışma hayatına başladı. Sonrasında Raytheon isimli şirkette çalışma hayatına devam etti. Burada çalıştığı dönemlerde TENEX, ARPANET ve TELNET protokollerini geliştirdi. Bu icatları boş zamanlarında geliştirdiğini açıklayan Tomlinson, gönderdiği ilk e-postada hatırlanmayacak kadar gereksiz şeyler yazdığın ı belirtmişti.

Pek çok dalda sayısız ödül alan Tomlinson, MIT’in 150 kişilik mucit listesinde 4. Sırada bulunuyor. Günümüzde dünya genelinde e-mail servisinin 1,5 milyar kişi tarafından kullanıldığı tahmin ediliyor. Gmail’in resmi Twitter hesabından da Tomlinson’un vefatı nedeniyle saygılarını sundu.

Apple 2. El Telefon Satmaya Hazırlanıyor

apple-ikinci-el-telefon

Akıllı telefon sektörünün en önemli firmalarından olan Apple, pazarlama alanında farklı arayışlar içine girdi. Gelen bilgilere göre Apple, bundan sonra 2. El telefon satışı yapmaya hazırlanıyor. Firmanın kendisine yeni pazarlar yaratmak için 2. El telefon satışına başlayacağı belirtildi. Küresel sektörde akıllı telefon pazarının tamamına hakim olmak isteyen Apple, 2. El adı ile yenilenmiş modellerini de satışa sunacak.

The Times of India’da yer alan habere göre Apple, şu günlerde Hindistan’da 2. El telefon satışlarını başlatabilmek için gece gündüz çalışmalarına tam gaz devam ediyor. Eğer Apple’ın gayretleri sonuçsuz kalmazsa Hindistan pazarında Apple’ın yenilenmiş telefonları 2. El adı altında satışa sunulacak. Apple’ın böyle bir yönteme başvurmasındaki en önemli etken ise özellikle iPhone modellerinin oldukça pahalı olmasını söyleyebiliriz.

Halihazırda Apple yenilenmiş modellerinden Mac, iPad ve iPod’ları online mağazalarında kullanıcıların beğenisine sunuyor.Bu cihazların arasına iPhone modellerini de eklemeye hazırlanan Apple, böylece Pazar payında kendisine düşen yüzdelik dilimi daha da artırmayı hedefliyor.

 

Yenilenmiş Telefon Nedir?

Apple’ın 2. El adıyla satışa sunacağı ürünler aslında teşhir ürünlerinde veya garanti servislerinde değişimi yapıldıktan sonra elde kalan telefonların yeniden düzeltilip satışa hazır hale getirilmesiyle oluşuyor. Bu durumu fırsata çevirmek isteyen Apple, böylelikle buradaki zararını da en aza indirgemiş olacak. İlk etapta Hindistan pazarına açılacak olan Apple sonrasında diğer ülkelere de yayılmayı planlıyor.

Bilindiği gibi Hindistan pazarında çok ciddi bir kullanıcı kitlesi olan Apple, yeni projelerini genellikle ilk olarak Hindistan’da deniyor.

Çocuklara Fazla Tablet Ve Telefon Oynatmak Ciddi Hasarlara Yol Açabilir

cocuk tablet kullanimi

Evde misafir ağırladığınızda veya dışarıya yemek yemeye çıkıldığında ailelerin çocuklara sıkılmaması için en çok başvurduğu taktiklerden biri, tablet bilgisayar veya akıllı cihazlarla oynamalarına onay vermeleri.

Fakat uzmanlara göre bu hareket, çocuklarda ciddi anlamda sağlık ve gelişme problemlerine sebep oluyor. Tabletler ve akıllı cihazlar sebebiyle çocuklarda boyun ve bel rahatsızlıkları fazla olmak üzere çok sayıda sıkıntılarda artış olduğu ifade ediliyor.

Bu cihazlar, yoğun şekilde kullanım sebebiyle gelişme çağında olan çocukların omurgalarında ciddi anlamda hasarlara neden oluyor.

Boyun, sırt, bilek ve göz ağrısı gibi rahatsızlıklar, en çok 5 – 9 yaş arası çocuklarda ortaya çıkıyor. Uzmanlara göre en iyi tedavi, çocukların tablet ve akıllı cihazları kullanmasına sınırlama getirmek.

Yine uzmanlara göre, WhatsApp mesajlaşmaları ve kısa mesaj gönderimi de çocuklarda boyun ve parmak sorunlarının artmasına sebep oluyor. Yapılan araştırmalarda, Danimarka’da boyun fıtığı şikayeti sebebiyle fizyoterapiste giden 10 – 14 yaş arasındaki çocukların sayısı, 2008 senesine oranla iki kat artış gösterdi.

Belçikalı fizyoterapi uzmanı Profesör Cagnie’nin anne babalara tavsiyesi, çocukların fazla tablet ve akıllı cihaz kullanımına izin vermemeleri.

Profesör Cagnie’ye göre, fazla kullanımı engellemek tedavi etmekten daha basit. Çünkü, çocuklara tedavi yapılsa bile kullanım sınırlanmadığı müddetçe sorunlar hiçbir zaman tamamen bitmeyecek.

Samsung Dünyanın En Geniş SSD’sini Geliştirdi

samsung pm1633a

Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde hafıza kartları ve hard diskler de gelişmeye devam ediyor. Güney Koreli teknoloji devi Samsung tarafından geliştirilen yeni SSD PM1633a, sahip olduğu devasa kapasitesi ile rekorları alt üst ediyor. Piyasadaki SSD rekabeti tam gaz devam ederken Samsung cephesinden dev bir adım geldi.

Geçtiğimiz yıl 15 TB’lık SSD üzerinde çalışmalar yürüttüğünü açıklayan Güney Koreli firma nihayet projenin tamamlandığını açıkladı. Samsung tarafından geliştirilen SSD, sahip olduğu 15.36 TB hafıza ile şu anda piyasada en büyük hafızaya sahip SSD olma özelliğine sahip.

Samsung PM1633a Özellikleri

Samsung’un yeni SSD kartı, bireysel kullanıcılardan ziyade kurumsal müşterilere hitap ettiğini söyleyebiliriz. 12 GB/S Serial Attached SCSI arayüzüne sahip olan disk, geniş kapasiteli olmasına rağmen boyut olarak sadece 2.5 inç büyüklüğe sahip.

256 GB V – NAND hafıza işlemcilerini kullanmayı tercih eden Samsung, 48 katmanlı NAND hücreleri sayesinde bu kadar geniş hafızayı kullanıcılarla buluşturuyor. Selef modeli olan PM1633 modelinde ise 32 katmanlı 128 GB V – NAND hafıza işlemcileri kullanılmıştı.

Samsung’un rekortmen SSD’nin satış fiyatıyla ilgili şimdilik resmi bir açıklama bulunmazken satış fiyatının birkaç bin dolar olabileceğini söyleyebiliriz.

İşte Apple’ın yeni uzay üssü

İşte Apple'ın yeni uzay üssü

Apple’ın yepyeni uzay üssü Apple Campus 2’nin inşaatı, sürat kesmeden devam etmektedir. Kampüsten en son görüntüler de internette yayınlandı.

Gelecek sene tamamlanması tasarılanan dev kampüs, planlanandan 2.5 milyar daha fazla pahalıya gelmesi bir yana, toplamda Apple’a 5 milyar dolara mâl oldu.

Apple‘ın milyar dolar değerinde kampüsünün inşaatının en son durumu DJI Phantom 2 model tek drone’la görüntülenirken, yerleşkenin ciddi anlamda da dev bir uzay aracına benzeyeceği gözlemlenebiliyor.

Kampüsün boyutunun büyüklüğü de şaşırtan detaylardan.

aaaaaaa288fd
12 binden fazla çalışana ev sahipliği yapması beklenen yepyeni kampüs Cupertino’da yükseliyor.

700 binden çok güneş panelinin bulunduğu kampüs tam bir tabiat dostu diyebiliriz vede elektriği gökten alacak.

Yapımı süren kampüs amaçlı 3 bini aşkın kavisli cam kullanılması planlanırken, içinde bin bireyin oturabileceği tek konferans salonu da yer alacak.

Konferans salonunun çevresinin ağaçlarla kaplanması beklenirken, kampüs tamamlandığında bir uzay üssü görünümünde olacak.

Oculus’tan Apple’a Ağır Sözler

Sanal gerçeklik gözlüğü üretiminin en önemli firmalarından biri olan Oculus, Apple’a sert uyarılarda bulundu. Amerikalı firma, VR ürünü Oculus Rift ile ilgili Apple firmasını sert sözlerle eleştirmeyi ihmal etmiyor. Amerikan sanal gerçeklik gözlüğü firması Oculus Rift, Apple ile ilgili atışmalarına devam ediyor. Oculus tarafından yapılan açıklamaların ana nedeni ise, sanal gerçeklik gözlüğünün Apple Mac desteği sunulup sunulmayacağı yönündeki sorular. Sonunda sessizliğini bozan firma, sert açıklamalarda bulundu.

Oculus Rift’in kurucularından Palmer Lucky tarafından yapılan açıklamalarda; Apple’ın Oculus Rift’i çalıştırmak için sanıldığı kadar güçlü bilgisayarının olmadığını ifade etti. Oculus Rift’in Mac desteği sunup sunmayacağı yönündeki sorulara karşı karamsar olan Luckey; Apple’ın yeni ve güçlü bir bilgisayar yapması durumunda destek vereceklerini açıkladı.

Oculus Rift CEO’su tarafından konu ile ilgili yapılan açıklamaların genellikle Apple bilgisayarların grafik kartlarına dikkat çekiyor. Mac Pro için astronomik fiyatlar ödendiğini ancak içindeki AMD FirePro D700 ekran kartının Oculus Rift’i kaldıramayacağını belirten Lucky, Apple bilgisayarların daha iyi bir grafik kartının olması gerektiğini savundu. Peki Mac Pro’ların grafik kartları gerçekten çok mu kötü?

Apple bilgisayarlarının grafik işlemci konusunda biraz cimri olduğunu söyleyebiliriz ancak Oculus yetkilerinin abarttığı kadar kötü olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Oculus’un açıklamalarına karşılık şimdilik Apple cephesinden resmi bir açıklama gelmezken yeni gelişmeler oldukça sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

Çöp Toplayan Robot Sokaklara Ne Zaman İnecek?

roar-çöp-toplayan-robot

Üniversite öğrencileri tarafından geliştirilen robot, kendi başına çöpleri toplayıp boşaltabiliyor. Özel şekilde tasarlanan robotun drone yardımıyla çöp kutularını bulduğu ve sonrasında çöp arabasına taşıdığı ifade edildi. Çöp toplayan robotların seri üretime ne zaman geçeceği şimdilik bilinmiyor.

Üniversite öğrencileriyle beraber çöp toplayan akıllı robot ROAR, İsveçli bir şirket tarafından yalnızca 4 aylık süre içinde geliştirildi. Akıllı robot ROAR, önceden planlanmış olan yerlere kendi başına gidebiliyor ancak kesin sonuca ulaşmak için drone’dan yardım alıyor.

ROAR nasıl çalışıyor diye soracak olursanız; müsait bir yere yaklaşan çöp kamyonu sistemi aktif konuma getiriyor ve araçta hali hazırda bekleyen drone’lar hemen havalanıyor.  Uçan drone’lar anında çöp kutularının bulundukları yerleri tespit ediyor. Çöp kutularının yerleri tespit edildikten sonra ROAR devreye giriyor ve drone’dan gelen talimatlar doğrultusunda çöp kovasına doğru yaklaşıyor. Üzerindeki sensörler sayesinde yolda karşısına çıkan engelleri geçen ROAR, forklift benzeri sistemi sayesinde çöp kovasını sıkıca tutup çöp kamyonuna doğru taşıyor. Çöpü dökdükten sonra çöp kovasını yine eski yerine bırakan ROAR, böylece görevini tamamlamış oluyor.

Test sürüşlerinin başlandığı ROAR’ın ticari ürün olarak geliştirilmediği belirtildi. Bu yüzden ROAR’ı sokaklarda çöp toplarken görmeniz biraz zor olacak. Otomobil devi Volvo’nun bu akıllı robotu geleceğin taşıt çözümleri projesinde kullanmak üzere geliştirdiği belirtiliyor. Proje yöneticisi tarafından yapılan açıklamada; projenin hayallerini genişletmek için ürettiklerini, gelecekte ulaşım çözümlerine yönelik çalışmalarının devam edeceğini ifade etti.