Anne Sütü Nasıl Arttırılır? Anne Sütünü Arttıran Yiyecekler Nelerdir?

Anne sütü nasıl arttırılır? Anne sütünü arttıran yiyecekler nelerdir? Anne sütünü arttırmak için ve kaliteli süt için ne yapmalı, nasıl beslenmeli, neler yenmeli?

Doğumu gerçekleştirip bebeğini kucağına alan anneleri daha önce hiç yapmadıkları yeni bir macera bekliyor: emzirmek! Emzirmek annelere ve bebeklerine verilen en büyük nimetlerden biri. Emzirmek annelerin doğurmaktan sonraki belki de en büyük yeteneklerinden bir tanesi. Yeni doğan bebeğinizin uzunca bir süre tek gıda kaynağı anne sütü olacak. Bu nedenle anne sütü bebeğinizin sağlıklı gelişimi için, bebeğinizin ilk gıdası olarak hayati bir önem taşıyor.

Emzirme döneminde anneler bazen bebeklerine yeterince süt verip veremediklerini sorgulayabilir. Annelerin salgıladığı süt miktarı, bebeklere verilen mama ve diğer gıda takviyeleri gibi kontrol edilebilecek bir durumda olmadığından dolayı bu endişeye düşülmesi gayet normaldir.

Emzirme döneminde anneler psikolojik sebeplerle genel olarak bebeğin her durumundan kendilerini mesul tutma eğilimindedirler oysa ki bu yanlış hatalı bir düşünce biçimidir. bebek emdiği sütü çıkarıyorsa, gaz problemi yaşıyorsa, emmek istemiyorsa; anne genelde bu sonuçları kendine bağlar ya da az süt geldiği için bunların yaşandığı algısına kapılır ve suçluluk duygusu hisseder. Bu da esasen kendi içinde bir kısır döngüye dönüşür fakat çok da endişe edilecek bir durum yoktur çoğu zaman. Az süt salgılama durumu genellikle nadir görülen bir şikayet fakat zaman zaman elbette görülebilir. Özellikle besin düzeni ve stresin etkilediği süt miktarı tavsiye edilen beslenme düzenine dönüldüğü zaman tekrar artış gösterir. İşte bu noktada doktorunuza danışarak çeşitli gıda takviyeleriyle anne sütü yapan yiyecekler sayesinde sütünüzü artırabilirsiniz. Peki nedir bu süt yapan yiyecekler ve gıda maddeleri, gelin birlikte göz atalım.

Su

anne sütünü arttıran besinler içinde en temeli sudur. Anne sütünün neredeyse yüzde 90’ı sudan oluşur. Emzirmekte olan annelerin de bu dönemlerinde normal zamanlarda tükettiklerinden daha fazla su içmeleri gerekir. Emzirmekte olan annelerin günde en az 3 – 3.5 litre su içmeleri tavsiye edilir. Bu su alımını ister doğrudan su içerek isterseniz komposto gibi doğal meyve sularıyla karşılayabilirsiniz. Emzirmeden önce 1 – 2 bardak su içmek de sütünüzü arttırabilir.

Yulaf

Yapılan araştırmalar demir eksikliğinin süt üretimini azaltabileceğini ortaya koymuş. Yulaf da içerdiği yoğun demir oranıyla ihtiyacınız olan demiri sağlayabilir ve süt üretiminizi artırabilir. Yulaf aynı zamanda rahatlatıcı bir etkiye sahip ve bu özelliğiyle oksitosin adı verilen ve meme kanallarında sütün ilerlemesini sağlayan hormonu daha çok çalıştırır dolayısıyla sütün kanallarından daha hızlı ilerlemesi de anne sütü arttırıcı bir etkiye sahiptir.

Havuç, süt kanallarını genişleterek anne sütünü arttırabilir

Bazı bitkilerde östrojen hormonuna çok benzeyen ve benzer işlevi gösteren fitoöstrojen adı verilen bir hormon bulunur. Havuç da fitoöstrojen hormonunu yoğun olarak içeren bir yiyecek. Fitoöstrojen hormonunun süt üretimini arttırdığı bilinir. Fitoöstrojen aynı zamanda meme dokusu içinde yer alan süt kanallarını besleyici ve geliştirici bir etkiye sahip. Havuç ayrıca içerdiği yüksek beta karoten içeriğiyle annenin ihtiyacı olan beta karoteni de almasını sağlayan bir bitki. Havucu ister tek başına ister salatalarınıza ilave ederek tüketebilirsiniz.

Arpa, süt salınımını arttırabilir

Son dönemlerde yapılan çalışmalarda arpada yer alan polisakkaritin maddesinin anne sütü salgılanmasında ihtiyaç duyulan prolakatin maddesini tetiklediği görülmüş. Prolaktin maddesi anne memesinde yer alan süt salgılayıcı olan hücreleri uyardığı bilinen bir hormon. Bu süreçte arpa mayasıyla hazırlanmış çeşitli yiyecekler tüketebilir ya da alkolsüz malt içeceklerinden tüketebilirsiniz. Bu noktada dikkat etmeniz gereken ise fazla tüketimden kaçınmanız. Çünkü arpa oldukça yüksek kalorili bir besin kaynağı. Anne sütünü arttırma amacıyla çıktığınız yolda hiç yoktan fazla kilolarla uğraşmak iyice canınızı sıkabilir, dolayısıyla arpayı dozunda tüketmek faydalı olacaktır.

Yeşil yapraklı sebzeler anne sütünü arttırabilir

Süt yapan besinler denildiği zaman akla gelen bir diğer yiyecek de yeşil yapraklı sebzelerdir. Özellikle ıspanak başta olmak üzere hemen hemen yeşil yapraklı tüm bitkiler bünyelerinde bulundurdukları fitoöstrojen maddeler sayesinde anne sütünü arttırabilir. Üstelik yeşil yapraklı sebzeler içerdikleri kalsiyum, demir ve A vitamini bakımından da oldukça zengin olduğundan dolayı anne sütünün kalitesini arttırma potansiyeline de sahip. Günlük beslenme alışkanlığınıza yeşil yapraklı sebzeleri de dahil ederek sütünüzü arttırabilirsiniz.

Meyveler de anne sütünü arttırıcı etkiye sahip

Meyve tüketimi genellikle doğum sonrası hemen önerilmez çünkü bu dönemde anneler gaz sorunu çekebilir. Fakat gaz problemi çözüldükten sonra meyve tüketimi anne sütünü arttırıcı bir etkiye sahiptir. Ayrıca annenin ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri almasına yardımcı olur. Süt yapan meyveler denince akla öncelikle ayva, hurma, üzüm, incir, dağ eriği, muz ve elma meyveleri gelir. Ayrıca lifli meyve tüketimi de hem sütün artmasına hem de annenin olası bağırsak sorunlarını hızla yenmesine yardımcı olabilir. Eğer uzun süren gaz problemi yaşıyorsanız bu konuda doktorunuza danışarak meyve tüketip tüketmemeye o zaman karar verebilirsiniz.

Kadın Kondomları Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kadın kondomları giderek daha fazla ulaşılabilir bir durumdalar, fakat siz bu yeni koruyucular hakkında ne kadar bilgi sahibisiniz?

1. Kadın kondomları kadınların orgazm olmasını daha da kolaylaştırabilirler.

kadın kondomları lateks olmayan nitrilden imal edildiklerinden vücut sıcaklığıyla ısınabilirler.

2. Cinsel ilişkide her iki partner de zevk alır.

Cinsel ilişki esnasında kondomun dış halkası klitorise çarparken iç halkada penis başını uyaracaktır.

3. Hamileliğe ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı ekstra koruma sağlarlar.

kadın kondomlarını, erkek prezervatifleriyle aynı anda kullanabilirsiniz.

4. Sadece vajinal değil, anal birleşmelerde de kullanılabilirler.

Yine cinsel hastalıklara karşı etkili bir korunma yöntemi olacaktır.

5. Takması ve kullanması zor değildir.

Ayakta, yatarak, oturarak istediğiniz pozisyonda onları rahatça takabilirsiniz.

6. Kadın kondomları her geçen gün daha fazla geliştiriliyorlar ve artık daha ucuzlar.

Yenilenen versiyonlarıyla artık daha düşük fiyatlara ulaşması mümkün.

7. Uluslararası kadın kondomları günü olarak belirlenmiş bir gün var.

Uluslararası kadın kondom koalisyonu 2012’de, 16 Eylül tarihini “Küresel Kadın Kondom Günü” ilan etmiştir.

1 Ay İçinde Daha Güzel Bir Hale Gelmek İçin Yapılması Gereken 7 Basit Şey

Sadece 1 ay içinde nasıl daha güzel hale gelinir? Kadınlar bu maddeler sizi çok mutlu edecek.

1. Limon Suyu ve Bal İle Sıcak Bir Bardak Su İçerek Başlayın

2. Her Sabah En Az 15 Dakikalık Güzel Bir Egzersiz Yapın

3. Su İçmeyi Bir Alışkanlık Haline Getirin ve Sürekli Su İçin

4. Daha Çok Uyuman ve Daha Çok Dinlenmen Gerekir

5. Çok Fazla Makyaj Yapmayın

Hangi yaşta olursanız olun, çok fazla boyanmak kimseyi güzelleştirmez.

6. Vazelin Dostunuz Olsun: Pahalı Dudak Ürünleri Yerine Vazelin Kullanabilirsiniz

7. Ellerinize ve Tırnaklarınıza Bakın

İnsanlar genellikle karşıdakilerin el ve ayaklarına bakarak onları yargılar.

Güzel Bir Bahar Temizliği: Fazlalıktan Kurtuluyoruz ve Evde Hafifliyoruz

Nereden başlayacağınızı düşünmeyin, hemen rehavete kapılmayın… Baharda ferahlık var, temizlikte ferahlık var…

Bir çok eşyanın evinizde birikmesi ile aslında lazım olmayan ama atamadığınız hatta aranızda bir bağ kurduğunuz gizli çöplerinizi açığa çıkartıyoruz.

Raflardaki Kitaplara Göz Attınız mı?

Evimizde dokunmadığımız kitaplarımız toz yuvası haline dönüşüyor…

Okuduğunuz ve Tekrar Okumayacağınız Kitapları Bağışlayın

Paylaşmanın mutluluğu size iyi gelecektir.

Her Gün Dolapta Gördüğünüz Giymek İstemediğiniz Kıyafetleri Toparlayın

Bulunduğunuz belediye ile görüşüp bu yeni giysileri ihtiyaç sahipleriyle buluşturabilirsiniz.

Ev Kıyafetleriniz Çok Eskimiş! Artık Gitsinler mi?

Günün her saatinde giydiğiniz yıpranmış, eskimiş ya da uzun süre üzerinizde sizinle her anda olan kıyafetlerinizi gözden çıkartın.

Mutfakta Eleme Yapın

Çizilmiş, kötü görüntüye ulaşmış tava, cam bardak, kulbu kırık fincan gibi mutfak gereçlerini evinizde tutmayın. Sevdiklerinizle sağlığınızı da korumuş olacaksınız.

Banyoda Gözünüze Çarpan Birşey Kalmasın

Eski havlu, duş lifleri, saç fırçaları, tıraş bıçakları ve diğer fırçalar bakteri barındırır…

Kremler, Losyonlar, Kozmetik Ürünleri Tazeliğini Yitirmişse Mutlaka Atılmalıdır

Dikkat! Kullanmadığınız veya Tarihi Geçmiş İlaçları Çöpe Atmayın!

Evdeki fazla ilaçları eczaneye götürebileceğinizi biliyor musunuz? İlaçların özel atık olarak toplanmasını ve dönüşmesini sağlıyor olacaksınız.

Biblolarınız Demode mi?

Erimiş, kullanılmış yarım mumları ve enerjisi yıllar evveline ait biblolarınızı gözden çıkartın, kendinize alan açın, artık eskileri yenileri ile değiştirin…

Sakladığınız Anıları Gözden Geçirin

O kadar iyi saklanmış ki kimden kaldığı, nereden geldiği unutulmuş olan eşyalar bile bulunabilir, detayları çekmecelerden çıkartın.

Şimdi Süpürgeyi Çalıştırabilirsiniz, Bahar Temizliğinize Başlayın! Kolay Gelsin.

Evinizden istiflediğiniz eşyaları çıkarttınız ve faydalı alanlarda kullanılması için doğru yerlere ilettiniz. Tebrikler yenilendiniz, iyice hafiflediniz, bahara kocaman bir merhaba diyebilirsiniz…

Yazlık Elbiseleri Soğuk Havalarda Nasıl Kullanabiliriz?

Sonbahar ve kışa girerken gardırobumuzda bulunan ve bu iki soğuk mevsim boyunca bize eşlik edecek olan giysilerimizi çok sevsek de içimizin burulduğu belli anlar da yaşarız. Özellikle en sevdiğimiz yaz giysilerinden ve elbiselerinden uzaklaşmak içimizde “şunları keşke biraz daha giyebilseydim” hissi bırakır. Ama üzülmek yok! Ev sevdiğiniz elbiselerinizi birkaç yaratıcı dokunuşla sonbaharda ve hatta kış mevsimi boyunca da giyilebilir hale getirebilirsiniz. Bu yazımız, yazlık elbiseler kışın nasıl giyilir sorusuna yanıt vermek ve size birtakım öneriler sunmak için yazıldı. Yazımızın vermesini umduğumuz ilhamla sizler de artık yazlık gardırobunuzdaki en sevdiğiniz parçaları yıl boyu değişik şekillerde kullanmaya başlayabilirsiniz.

1. Hırkalar

yazlik-elbiselerinizi-soguk-havalarda-nasil-kullanabilirsiniz-4

Yazlık elbiselerinizi ve elbette bluz ve tişörtlerinizi de bir hırka ile kombinleyerek rahatlıkla kullanabilirsiniz. Özellikle sonbaharda yani havalar henüz kış mevsiminde olduğu kadar sertleşmemişken ve henüz geçiş dönemi sayılabilirken sevdiğiniz yazlık elbiseleri hırka ile kullanmak hem akılcı hem de şık bir çözüm olabilir. En sevdiğiniz yazlık elbiseniz kısa bir elbise ise, uzun bir hırka tercih ederek hem üşüme sorununu çözebilirsiniz hem de şıklığı garantilemiş olursunuz. Eğer elbiseniz uzun ise, kısa hırkalar hoş görünecektir.

2. Renkli Çoraplar

sezon-modasi-renkli-coraplar

Malum sonbaharda havalar serin. Hele kışın elbise giydiğinizde bacaklarınızın üşümemesi için sizi soğuktan koruyacak kadar kalın bir çorapla birlikte giymeniz gerekiyor. Yazlık elbisenizi kışın tarzınıza ve zevkinize uygun bir külotlu çorap ile giyebilirsiniz. Kim demiş kışın bütün renkler solar diye? Çorap seçiminizi yaparken renkli külotlu çoraplar arasından beğendiğiniz renk ve desenleri seçerek neşeli ve canlı bir kış tarzı yakalayabilirsiniz.

3. Ceketler

yazlik-elbiselerinizi-soguk-havalarda-nasil-kullanabilirsiniz-7

Yazlık elbiseler kışın nasıl giyilir sorunuza bir yanıt da ceketler tarafından veriliyor. Kış mevsimi için yazlık elbisenizin üzerine yalnızca bir ceket giyip çıkmak çoğu zaman mümkün olmasa da, yazlık elbise ve ceket kombinini rahatlıkla sonbahar serinliği için düşünebilirsiniz. Elbisenizin üzerine giyeceğiniz kumaş ya da kot bir ceket sayesinde hem spor hem de şık olabilirsiniz. Çalışan kadınlar için en güzel alternatif blazer ceketler olacaktır. Deri ceketler de sonbahar akşamlarında yazlık elbiseniz üzerine giyebileceğiniz ceketler arasında.

4. Taytlar

yazlik-elbiselerinizi-soguk-havalarda-nasil-kullanabilirsiniz-3

En sevdiğiniz yazlık elbiseniz biraz boydan kısaysa ve bu nedenle kış sıcaklıklarına uygun olduğunu düşünmüyorsanız, onu taytlarla kombinleyebilirsiniz. Tayt hem sizi sıcak tutacak hem de elbisenize farklı bir hava katarak tarzınızı konuşturmanızı sağlayacaktır. Örgü taytlar hafif yaz elbiselerinin altında gerçekten şık bir görünüm yakalamanızı sağlayabilir. Aynı zamanda bu tarz kombinler rahattır ve hareket alanınızı genişletir.

5. Çizmeler

yazlik-elbiselerinizi-soguk-havalarda-nasil-kullanabilirsiniz-6

Annelerimizin “Ayaklarını sıcak tut, vücudun üşümez” sözlerini hatırlayalım. Yazlık elbisenizi sonbahar ve kış mevsiminin soğuklarında giyerken değerlendirebileceğiniz bir başka alternatif de çizmelerinizdir. Ayaklarınızı sıcak tutacak, elbisenin rengiyle ve dokusuyla uyumlu çizmeler göz alıcı bir kombin yaratmada kesinlikle yardımcı olacaktır.

6. Yelekler

yazlik-elbiselerinizi-soguk-havalarda-nasil-kullanabilirsiniz

Eğer gündüz gezmesine çıkıyorsanız ve hava ne ceket giymelik ne de üstünüze bir şey almadan çıkmalık, arada bir hava ise, her ihtimale karşı küçük esintilerden hasta olmamak için yazlık elbisenizin üzerine şık bir yelek giyebilirsiniz. Özellikle örgü yelekler yazlık elbiselerin ferah ve açık tonlarına çok yakışıyor. Kot yelekleri de bir seçenek olarak değerlendirebilirsiniz.

7. Şallar

yazlik-elbiselerinizi-soguk-havalarda-nasil-kullanabilirsiniz-5

Yaz mevsiminden sonbahara geçişte özellikle işe yarayan aksesuarlar olarak şalları da yazlık elbiseniz ile birlikte kombinleyebilirsiniz. Eğer en sevdiğiniz yazlık elbiselerinizin yakası ve/veya kolları açıksa, üşümemek için omzunuza alacağınız ya da boynunuza dolayacağınız bir şal gayet hoş bir kombin yaratacaktır.

Siz yazlık elbiselerinizi kışın nasıl giyiyorsunuz? “Yorumlar” bölümünden kombin önerilerinizi bizimle paylaşın!

Saçları Nasıl Yıkamalıyız

Saçınıza şampuan uygulamadan önce, saçınızın tamamen ıslak olduğundan emin olun. Şampuanı direkt saçınıza dökmek yerine önce elinize alın sonra saçınıza uygulayın.  Saçınızı köpürtme/ovalama işleminin 30 saniyeden uzun sürmemesine dikkat edin. Bu adımları izlediğinizde saçlarınızdaki ekstra kırılmaları önlemiş olacaksınız.

Saç yıkarken dikkat edilecek diğer bir konu da doğru saç bakımı için saçlarınızı şampuanladıktan sonra iyice duruladığınızdan emin olun.  Eğer iyi durulamazsanız, saçınızdaki şampuan ve saç kremi kalıntıları saçlarınızın donuk görünmesine neden olacaktır.  Saçlarınızı iyice duruladığınızda mat yerine parlak saçlara sahip olursunuz.

Ve ıslak saçlarınızı fırça ile taramaktan kaçının. Bunun yerine geniş dişli taraklar kullanın. Saç fırçaları saçlarınızın kırılmasına ve koparak dökülmesine neden olur. Islak saçlarınızı önce bir havlu ile nazikçe kurulayın sonra geniş dişli tarak yardımıyla yine nazikçe tarayın. Mümkün olduğunca ısı veren aletler yenine kendi halinde kurumaya bırakın.

Makyaj Yapmayan Kadından Korkun Sebebi?

Makyaj yapan kadınlarla yapmayanları ayıran şey nedir? İşte bilimin bu konudaki ilginç tespitleri…

Japonya’nın önde gelen bilim insanlarından olan Dr. Ken Mogi, ünlü bir kozmetik firmasıyla ortaklaşa gerçekleştirdiği araştırmasıyla çok ilginç bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Yayınlanan araştırma sonuçlarına göre makyajın kadın beyninde karmaşık işlemler yarattığı yansınamaz bir gerçek. Şöyle ki; aşağıdaki resimde makyajsız bir kadının aynadaki yansımasına baktığını görüyoruz.

14443043240-36488600

MAKYAJSIZ BİR KADININ BEYNİNDEKİ İZLENİMLER

Radikal’in haberine göre; burada öne çıkan durum şu ki beynin “kendini ödüllendir” mesajı veren bir bölümü harekete geçiyor. “Caudate Nucleus” adı verilen beynin bu kısmı, kadında beklentilerin oluşmasına yol açıyor. Bu beklentiler kısa sürede yerini eyleme geçmeye teşviğe bırakıyor ve hemen ardından hırs duygusu tetikleniyor. Bu geçiş evresi kadının kendisini makyaj yapmaya ikna süreci olarak değerlendiriliyor. Aşağıda ise makyajlı bir kadının aynaya baktığı sırada beyninde oluşan aktiviteleri görüyoruz. Resmi daha iyi okumak isteyenler için beyindeki mavi bölgeler beynin diğer insanların yüzüne karşı verdiği tepkiler. Kırmızı noktalar ise beynin kendi yüzüne karşı verdiği tepkiler olarak ortaya çıkıyor. Yukarıdaki resimle karşılaştırıldığında beynin, makyajlı yüze daha az tepki verdiğini görüyoruz.

MAKYAJLI BİR KADININ BEYNİNDEKİ İZLENİMLER

Dr. Mogi bu raporları bir aşama öteye taşıyor ve diğer insanların makyajlı ve makyajsız bir kadına baktıklarında ne tür tepkiler verdiğini inceliyor. Her zaman için makyaj yapan kadınlar insanlar tarafından daha çok seviliyor. Bunun sebebi güzel görünmeleri değil. Tüm toplumlarda yerleşmiş bir önyargı olarak, makyaj yapan kadının iletişime daha açık olduğu görüşü her insanda hakim bir kanı. Makyaj yapmak isteyen kadının bunu kendisi için değil, başka insanlar için yaptığı görüşü yerleşmiş bir fikir olduğundan makyaj yapmayan kadınların iletişime kapalı olduğu hissiyatı oluşuyor.

Bu ne kadar doğru? Bangor ve Aberdeen Üniversiteleri ortaklaşa bir çalışma yürtüttüler ve Dr. Mogi’nin tezini masaya yatırdılar. 44 kadın deneğe ihtiyaçları olabilecek tüm makyaj malzemelerini verdiler ve gece dışarı çıkmak üzereymişçesine makyaj yapmalarını istediler. Hem makyajlı hem de makyajsız pozları çekilen kadınların fotoğraflarını onları daha önce görmemiş erkek deneklere sundular. Sonuç çok net bir şekilde Dr. Mogi’yi haklı çıkarttı.

14443048070-86549300

KADIN MAKYAJ YAPIYORSA DOPAMİN YETERSİZ KALIYOR

Bunun üzerine ikinci bir test yaptılar ve 3 ayrı pozu çekilen kadınların az makyajsız, az makyajlı ve çok makyajlı halleri hem erkeklere hem de kadınlara sunuldu. Öncelikle erkekler kadınlara oranla daha fazla makyajsız kadınları tercih ederken her iki grubun da az makyajlı kadınları tercih ettiği ortaya çıktı. Yani Dr. Mogi haklıydı ama daha çok makyaj yapmak, daha çok istenen kadın olmak anlamına gelmiyordu.

Dr. Ken Mogi’ye göre kadın beyni makyajsız haline tahammül edebilmek için dopamin salgılamak zorunda kalıyor. Yani kadın mutluluk hormonuna ihtiyaç duyuyor. Eğer bir kadın makyaj yapıyorsa, beynin salgıladığı dopamin yetersiz kalıyor demektir. Bu kendisiyle barışık olmayan bireylerde de görülen bir durum. Kanebo Kozmetik araştırmacılarından Keishi Saruwatari, “Makyaj yapmayan kadından ‘korkun'” dedi.

14443048850-98983000

KADINLARIN BEYNİ FARKLI AÇILIMLAR YAPIYOR

Bilimsel araştırmalara göre makyajsız halini gördüğünde bununla baş edebilen kadınların beyni kesinlikle daha farklı açılımlar yapıyor. Saruwatari’ye göre; “İş olsun, spor olsun herhangi bir alanda rakibiniz makyaj yapmayan bir kadınsa bilin ki o hedefine kilitlenmiş bir kaplan gibidir. Bir anlamda özgür kalmıştır. Beyninin büyük bölümü kendisiyle ilgili kaygılardan arınmış olduğundan çok farklı açılımlar yapabilir.”

Düğün,Nişan Ve Gece Davetiyeleri’ne Giyim Önerileri

Düğün nişan açılış davetiye gece kıyafet kombin önerisi arıyorsanız, bende bu modeli bulabildim. Hem şık hem de kendi kıyafetlerimize yakın takı ve renkler içeriyor.

Bu tip kıyafet kombin önerileri sayesinde katılacağınız bir düğün veya nişan merasiminde en şık bayanlardan birisi de siz olabilirsiniz.

Açılış veya davetiye gibi etkinliklere de uyumlu olduğunu düşündüğüm bu güzel renk uyumunun takı aksesuarları da oldukça güzel. Aynısı olmasa bile benzerini kendi elbiseleriniz için düşünebilirsiniz.

Takı eksikliğiniz varsa da imitasyon takı ile bu işi çözebileceğinizi düşünüyorum. Anlatımlı örnekler sayesinde sizde kendinize çok şık kıyafet kombin fikirleri oluşturabilirsiniz.

Benzerleri hemen bu yazımın altında karşınıza çıkacak. Onlara da göz atabilirsiniz. Şimdi sizleri bu güzel kıyafet kombin önerisi ile baş başa bırakıyorum. Kolay gelsin.
dugun-davetiye-acilis-gece-kiyafet-kombin-onerisi

Kaynak:http://makalepark.com/kendin-yap/dugun-nisan-acilis-davetiye-gece-kiyafet-kombin-onerisi.html

Kadınlara Özel Kıyafet Önerisi

İş kadını kıyafet kombin önerisi arayanlar olabilir. Bu yazımda sizlere çok güzel ve şık bir kombin örneği paylaştım. Hem benzerlerini kendinize göre kıyafetlerinizden kombin yapabilirsiniz. İsterseniz de birebir aynısını giyim mağazalarından alabilirsiniz. Alacağınız yerde resimleri göstermeniz yeterli olacaktır.

Çalışanlar size kısa sürede temin edip, istediğiniz kıyafetleri sunacaklardır. İş kadını giyim fikirleri için sitemizde daha önce de birçok kez güzel paylaşımlarım olmuştu. Onlar da hemen bu yazımın altında karşınıza çıkacak. Onları da inceleyebilirsiniz.

Gece Ne Giysem Önerileri

İş kadını elbise kombin önerileri ile sizde işe giderken ne giyeceğinizi düşünmek yerine, bu tür fikirlerden yararlanarak kendinize iş hayatınızda en güzel kıyafetleri alabilir ve kombinleyebilirsiniz. Evde kıyafet kombin yapmak için bu tür fikirler her zaman ihtiyaçlarımızı karşılar.

Bazen ne giyeceğimizi şaşırırız. Bu tür fikirler ve örnekler sayesinde neyi neyle kombin edeceğimizi de hızlıca düşünüp, karar verebiliriz. Evinizde bulunan kıyafetlere benzer şekilde bu tür fikirleri de kombin edebilirsiniz. Şimdi sizleri bu güzel fikirle baş başa bırakıyorum. Kolay gelsin.

is-kadini-elbise-kombin-fikirleri

Kaynak:http://makalepark.com/kendin-yap/is-kadini-kiyafet-kombin-onerisi.html

İstenmeyen Lekelerden Ve İzlerden Kurtulun

Buz terapisinde, terapide kullanılan alet aldığı nemi ve oksijeni yapıdaki soğukluk oranına göre buz haline getirebiliyor. Oluşan buz parçacıkları cildin altında bulunan kolajenleri harekete geçirerek aktif olarak çalışmasına yardımcı oluyor. Cildin üst tabakasında kuruluk sağlayarak alt kısımdan yeni bir gelmesine yardımcı oluyor. Buz terapisi cildin hangi bölgesine uygulanacaksa cihazda kullanılacak başlık o bölgeye uygun olarak seçiliyor. Bu terapi ile cilt herhangi bir zarar görmeden tazeleniyor. Buz terapisinde herhangi bir yaş sınırı ve herhangi bir risk faktörü yoktur.

Buz terapisi hangi cilt kusurlarında uygulanır?

-Jilet izleri
-Yanık izleri
-Ameliyat izleri
-Vücut çatlaklar
-Lekeler
-Çiller
-Yaşlılık izleri
-Et benleri
-Sivilce izleri
-Doğum lekeleri
-Siğiller
-Saç kıran hastalığı gibi daha birçok cilt sorununda başarılı sonuçlar alınabiliyor.

Buz terapisi nasıl uygulanır?

Buz terapisine başlamadan önce cildin yapısına göre bazı testler yapılmaktadır. Test sonuçlarına göre uygulanacak derece seçiliyor. Çiller, yaşlılık lekeleri ve güneş lekeleri ortalama 1- 3 seans arasında tamamlanıyor, ancak derin cerrahi izleri, yanıklar, jilet kesikleri 18 seansa kadar çıkabiliyor. Seanslar, cilt sorunu eğer vücutta ise 2 haftada 1, yüz bölgesinde ise haftada 1 defa uygulanıyor. Vücutta oluşan çatlakların boyutuna göre seans sayısı 3 – 28 arasında değişim göstermektedir.

Yanık izlerinde ise, eğer yanık 1. Derece ise, 1 – 7 seans, 2. Derece ise, 3 – 18 arasında farklılık gösterebiliyor.

Buz terapisi el, yüz dahil bütün vücutta rahatlıkla uygulanabiliyor.

Buz terapisinden sonra

Buz terapisinden sonra herhangi olumsuz bir sorun oluşmamaktadır. Aynı gün duş bile alınabilir.

Buz terapisi ne zaman yapılamalıdır?

Buz terapisi yılın her mevsiminde yapılabilmektedir.

Kaynak:http://www.kadinvekadin.net/istenmeyen_iz_ve_lekelerden_kurtulun.html