Google’ın yeni güneş haritası, çatınızın bir güneş paneline ihtiyacı olup olmadığını size söyleyecek

Google Uzun bir süredir küresel operasyonlarını sadece yenilenebilir enerjiye dönüştürme arzusunu belirtti ve şimdi örnek veriyor. Şirket, insanların çatısına bir güneş paneli takmak mantıklı olup olmadığını tahmin etmelerine yardımcı olan etkileşimli Sunroof haritasını güncelledi.

Yeni bir blog yazısında Big G, etkileşimli haritayı, ABD genelindeki 60 milyondan fazla binanın güneş enerjisi potansiyeli hakkında bilgi de dahil olmak üzere ABD’deki tüm eyaletlere ilişkin verileri içerecek şekilde güncellediğini açıkladı.

Mountain View devinin yaklaşık iki yıl önce başlattığı bu girişim, çatına ulaşan toplam güneş ışığı miktarının 3D modellerini oluşturmak için Haritalar ve Earth’teki görsel verileri temel olarak kullanıyor.

Bu bilgiler doğru bir şekilde sağlanması için araç “hava koşulları, yılın değişik zamanlarında gökyüzünde güneşin konumu ve ağaçlar ve yüksek binalar gibi yakın engellerden gelen gölge” dikkate alır.

Google, ABD’deki güneş enerjisi fırsatlarıyla ilgili bazı anlayışlı istatistikleri paylaşmak için biraz zaman aldı. Bulgularına göre “analiz edilen tüm çatıların yaklaşık yüzde 80’i teknik olarak güneş için geçerli, yani bu çatıların güneş panelleri için yeterince gölgeli alanı yok” dedi.

Grafiklerle liderlik eden Houston, “yılda 18.940 gigawatt saatlik (GWh) çatı güneş enerjisi üretim potansiyeli” ile “Los Angeles, Phoenix, San Antonio ve New York ilk beşin geri kalanını tamamladı.

Google, Videolardaki Nesneleri Bir Bir Kaydedecek

ABD’li teknoloji devi Google, video görüntülerindeki nesneleri otomatik olarak tanıyıp aranabilir duruma getiren yeni bir makine öğrenme teknolojisini hizmete sokacağını açıkladı.

ABD’li teknoloji devi Google, video görüntülerindeki nesneleri otomatik olarak tanıyıp aranabilir duruma getiren yeni bir makine öğrenme teknolojisini hizmete sokacağını açıkladı.

Google‘ın “Akıllı Video Uygulama Programlama Arayüzü” ismini verilen yeni teknoloji, şirketin bulut bilişim birimi Google Cloud‘un ABD’nin San Francisco şehrinde düzenlediği “Next” konferansında kamuoyuna duyuruldu.

TEK TEK KAYDEDECEK

Yeni teknolojinin, bir video arşivindeki bütün görüntülerde yer alan nesneleri tek tek kaydederek, bunları daha sonra anahtar sözcüklerle arayıp, nesnelerin yer aldığı sahneleri otomatik olarak seçebilen programlar geliştirmeye imkan sağlayacağı belirtildi.

Google’da “Geliştirici temsilcisi” olarak vazife yapan Sara Robinson’ın konferans esnasında yaptığı sunumda programnın program arayüzüne yüklenen bir videonun birbirini izleyen sahnelerindeki dağ manzarası, kır evi, şehir, cadde, köpek, garaj gibi nesne ve kavramları görüntülerin akışıyla eş vakitli şekilde anahtar sözcükler olarak kaydettiği görüldü.

Robinson, ileri adımda geniş bir video arşivi içersinde belirli bir nesneye yoğunlaşan aramalar yaptı. “Beyzbol” anahtar sözcüğüyle oluşturulan aramada, saatlerce uzunluktaki video arşivi içersinden beyzbol topu, şapkası ve maç görüntülerinin bulunduğu sahneler, “plaj” anahtar sözcüğüyle oluşturulan aramada ise odağında ya da fonunda plaj görüntülerinin bulunduğu sahneler otomatik olarak seçilip, listelendi.

Google Adsense Kazançları Düşüyor Neden?

Bu kılavuz, kazançta düşüşe neden olan çeşitli faktörleri anlamanıza ve bunlara ilişkin sorunları gidermenize yardımcı olacaktır. Gelirinizi artıran temel unsurlar, analiz edilecek raporlar hakkında ve kazançlarınızı optimize etmeye yönelik en iyi uygulamalara ilişkin bilgi sahibi olacaksınız.

Google Adsense  Kazançta düşüşün nedenini anlama

Kazançtaki düşüşün nedenini belirlemeye yönelik ilk adım, kazancınızı etkileyen temel metriklerin hangileri olduğunu bilmektir. Gelir üzerinde etkisi olan çok sayıda faktör vardır ancak genel olarak en önemli metrikler şunlardır: sayfa görüntülemeleri, TO, sayfa BGBG’si ve TBM. Bu metrikleri AdSense hesabınızın Performans raporları sayfasında inceleyebilirsiniz.

Güne göre tüm hesap raporu

Başlarken kullanılabilecek en yararlı rapor, Güne göre tüm hesap’tır. Bu rapora erişmek için:

  • Soldaki gezinme menüsünden Performans raporları‘nı ve ardından Ortak raporlar‘ı tıklayıp Güne göre tüm hesap‘ı seçin.

Tarih aralığını en az 30 günlük bir döneme genişletmenizi öneririz. Böylece, modellere ve trendlere ilişkin daha iyi bir fikir edinebilirsiniz.

Google Earth’ün Kayıp Arama Motorunu Keşfedin ”Terrapattern”

Carnegie Mellon Üniversitesi’nde doçent olan Golan Levin, “Tenis kortunu neden tıklamıyorsun?” Diye belirtti. Okul kampüsünün Pittsburgh’daki uydu görüntüsüne Levin’in en son çevrimiçi projesi Terrapattern’in ana sayfasında gömülü olarak bakıyordum . “Hemen görmeniz gereken şey, Allegheny County’nin en tenis kortu yamasıdır” dedi. Tıkladım. Memnun edici hızda ekranımın sağ tarafı düzinelerce ve düzinelerce tenis kortu ile dolu – yalnız ya da çiftler halinde ya da altı kümeler halinde, yeşil beyaz, yeşil mor, kırmızı yeşil. Karışık bir şekilde boyanmış park yeri karışımı da sona erdirdi. “Şimdi futbol sahasını deneyin,” dedi Levin.

Terrapattern, uydu görüntüleri için ilk açık erişimli arama aracıdır. Gözünüzü yakalayan bir şey seçin; bir yemek tarlası, çakıl çukuru ve trafik çevresi. Terrapattern bulaşıkları, çukurları veya çevreleri görünen başka şeyleri bulabilir, onları harita üzerinde gösterebilir ve bunları indirilebilir bir dizi olarak sunar GPS koordine ediyor . (Levin’in arkadaşlarından biri olan bir kaykaycı, boş yüzme havuzlarını bulmak için siteyi kullanıyor zaten.) Terrapattern, Levin, birkaç öğrencisi, sanatçı Kyle McDonald ve geliştirici David Newbury’nin de bulunduğu küçük bir ekip tarafından tasarlandı. Bir prototip olarak tasarlanmıştır. Levin, “Ödeyebileceğiniz hesaplama gücü açısından bütçemiz, Amerikan manzarasının yaklaşık yirmi beş yüz kare milini aranabilir hale getiriyor” dedi. Şu an için, Terrapattern Pittsburgh, San Francisco ve New York ile sınırlı. Newbury’ye göre, marinaları ve köprüleri bulmak için özel bir armağan var gibi görünüyor.

Ulusal militareler ve istihbarat ajansları, uzun zamandır küresel manzarayı yukarıdan okuyabilme kapasitesine sahipler. Soğuk Savaşın başlangıcından bu yana Birleşik Devletler hükümeti, deniz taşımacılığına, füze hareketlerine ve uzaydan gelen meteorolojik olaylara yakından baktı. On dokuzuncu yetmişli yıllarda nasa , temel sinyal eşleme algoritmalarını kullanarak verilerin anlaşılmasına yardımcı olmak için devasa ana bilgisayar bilgisayarları kurdu. Daha yakın tarihlerde, şirketler uydu görüntülerinden kendi bilgilerini çıkarmaya başlamışlar, örneğin Birleşik Devletler genelindeki perakende park yerindeki araç sayısını veya yüzen kapaklı depolama tanklarındaki yağ seviyesini izleyebilen makine öğrenme modelleri geliştiriyorlardı (Iç kısımlarındaki gölgenin derinliğine dayanarak). Terrapattern ile Levin ve meslektaşları, bu tür bilgilerin genel halk tarafından daha erişilebilir olmasını umuyorlar.

Google Diye Bu Siteye Sakın Girmeyin!

Harvard İnsani Girişimi’nin İnsan Güvenliği ve Teknolojisi Üzerine Sinyal Programı’nı bir etkisi olarak gösterdi ve Sudan’daki savaş suçlarını yakmış kulübelerin görsel imzasını belirlemek ve çizmek için yapay zeka kullanarak belgeledi. Benzer araçlar, yasadışı altın madenlerini bulmak, Antarktik penguen nüfuslarını izlemek ve kayıp Mısır anıtlarını ortaya çıkarmak için sivil toplum örgütleri ve akademik araştırmacılar tarafından geliştirildi.

Terrapattern, uydu görüntüsüne uygulanan aynı konsepte (AI’ya göre) göre çalışır; ancak önemli bir farkla. Levin ve ekibi, erişim yollarına veya penguen guano gibi belirli özellikler için bir dedektör tasarlamaktan ziyade, hizmetlerini açık uçlu ve özelleştirilebilir hale getirmeye odaklandı. Oluşturmak için görüntü tanıma görevleri için en çok kullanılan AI tipi ile başladık : derin konvolüsyonel sinir ağı. Böyle bir algoritmanın etkili olabilmesi için birçok örnek üzerinde eğitim alması gerekir. Örneğin, çeklerinizi ATM’de okumaya yarayan sinir ağı, eğrilerin ve kenarların belirli konfigürasyonlarını uygun bir etiket kümesiyle güvenilir bir şekilde eşleştirene kadar binlerce el yazısı rakamının, yazdığınız yinelemelerin yanında gösterilmesini sağlayarak bunu yapmayı öğrendi. İlk başta, Terrapattern ekibi binlerce kategoriye ayrılmış bir milyondan fazla görüntünün bir veritabanını ImageNet üzerinde önceden eğitilmiş bir açık kaynak sinir ağı indirdi. Ancak AI’yi uydu fotoğraflarına bıraktığında McDonald bana, tuvalet kağıdı olarak bir Quonset kulübesi ve bir korsan gemisi olarak bir trafo istasyonu tespit ettiğini söyledi.

Terrapattern’in ağını gündelik nesneler yerine peyzaj özellikleriyle tanımak için McDonald, yüzlerce cadde, nehir ve parkın insan gönüllüleri tarafından sıkı bir şekilde etiketlendiği OpenStreetMap’e döndü. Sadece dört gün süren uygulama sonrasında, Terrapattern AI, uydu görüntülerini okumak, her birini şekil, renk, kontrast ve doku hakkında ayrıştırmak için parçalara ayırmak için güçlü bir yöntem geliştirdi; daha sonra bunu olasılık katmanları vasıtasıyla yeniden bir araya getirdi ve Karşılaştırma, saniyeler içinde. Terrapattern ekibi, modellerini açık kaynaklı bir “model hayvanat bahçesi” ne yükledi. Böylece, uydu görüntüleri üzerinde serbestçe kullanılabilen ve uyarlanabilen ilk AI oluşturuldu.

Küçük bir grup sanatçı ve kodlayıcı tarafından otuz beş bin dolar mütevazı bir şekilde verilen bir şey için Terrapattern olağanüstü derecede iyi çalışıyor. Levin kendini şaşırtmış gibiydi. “Aslında bunu yapmak istediğimiz şeyi yapıyor” dedi. Aynı zamanda, “bunun neye yaradığını tam olarak bilmiyoruz” diye ekledi. Levin, Terrapattern’in aktivistlerin ve vatandaş bilim adamlarının önem verdikleri arazi kullanım konularını araştırmalarını kolaylaştıracağını umuyor; Bir kinik, bu siteyi bir problemi bulmak için bir çözüm olarak görebilir – bir araç yerine bir oyuncak. Ve daha güvenlikle düşünen biri kötü niyet kullanma potansiyelini merak edebilir. Levin, “Nükleer enerji santralleri gibi büyük şeyler zaten haritadalar,” dedi. Ancak Terrapattern “yumuşak altyapıyı -yakıt tankları gibi- yerinde görmek çok daha kolay.”

Levin bir sanatçının yanı sıra bir mühendis ve nihai olarak Terrapattern’ın en başarılı olduğu sanat eseri. Belki de bize hassas kılavuzlu mühimmat ve uzun menzilli hava tahmini veren aynı uydular şimdi peyzaj anlayışımızı yeniden yapılandırarak daha kişisel sorular ve görüşlere ilham verecektir. Bu arada, Terrapattern’ın insan sorgularına nasıl tepki verdiğini görmek için fırsat, yapay olarak akıllı analizin önyargıları ve eksiklikleri başka bir şey ortaya koyuyor. Levin, “İnsanları dünyanın nasıl göründüğüne göre aramak için Terrapattern inşa ettik” dedi. “Fakat aynı zamanda makineleri manzara ile diyaloğa sokuyor. Ve bu sadece çok esrarengiz bir deneyim. “

Adsense Gelir Arttırma: En Az Yüzde 20 Kazanç Arttırma Garantili

Google adsense reklam gelirlerinizin ne kadarını masada bırakıyosunuz ? Sitenizdeki google adsense reklam yerleşimi en iyi sonuçları verecek şekilde mi ?

Adsense gelir arttırmak daha iyi bir reklam yerleşimi ile mümkün olur mu ? Ya da adsense geliri nasıl arttırılır ?

Size 2 şeyi garanti ediyorum;

1-Bu yazı ile Google adsense gelirleriniz en az %20 artacak !

2-Ve iddaa ediyorum bu zamana kadar okuduğunuz en karlı yazı olacak !

Adsense den birçok arkadaşımız düşük kazanç elde ediyor. Peki adsene kazançları arttırmak mümkün mü ?

Kesinlikle !

Nasıl mı ?

Tabii ki google adsene gelir optimizasyonu ile ! 5 ayrı başlıkta vereceğim adsense önerileri ve adsense taktikleri ile adsense kazanç arttırma adına muazzam sonuçlar alacaksınız ! İşte o başlıklar;

>> Yapılan En Büyük Yanlış
>> Doğru Adsense Reklam Yerleşimi
>> Hassas Kategorileri Düzenleme
>> Reklam Sunma
>> Reklam Engelleme
>> Analytics Analizi Yapma (Premium İçerik)

Adsense Gelir Arttırma Adına Yapılan En Büyük Yanlış

Google adsense gelir artırma adına yaptığınız araştırmalarda bir çok kaynak adsense reklam yerleşimi adımında reklamınızı above the fold kısmına,

Yani sayfanın öne çıkan resminin hemen üstüne, hemen altında, yazı başlığınızın üstüne, yazı başlığınızın hemen altında ya da hemen içerikten öncesine yerleştirmenizi, bu şekilde en yüksek geliri elde edeceğinizi söyler.

Fakat inanın bana tamamen yanılıyorlar !

Nerden mi biliyorum ? Çünkü aksini kanıtlayan bir çalışma yaptım. İşte o çalışmam ve verdiği sonuçlar;

Önce şu soruyu sorarak başlamak istiyorum; Ziyaretçileriniz sitenizdeki reklamlara tıklamak için ne zaman hazır oluyorlar ?

Eğer adsense gelirlerini arttırma arzusunu gerçek anlamda düşlüyorsanız, sıradan bir web site ziyaretçisinin davranışlarını iyi analiz etmeli ve anlamalısınız.

Diyelim ki potansiyel bir ziyareçi benim blogumu google üzerinden “Google adsense geliri arttırma” kelimeleri ile yaptığı arama sonucunda keşfetti.

Bloguma girer girmez tüm dikkati ve odak noktası girdiği içeriğin aradığı şeyi, yani gerçekten bu yazımın google adsene geliri arttırma ile ilgili sağlıklı ve kaliteli bilgiler verip, vermediğini bir an önce anlamak odaklı olacaktır.

#Girdiği andan itibaren blogumun header kısmında yer alan adsense reklamı zerre kadar umrunda olmayacaktır. Ya da yazı başlığımın hemen üzerine yerleştirdiğim 720 x 90px genişliğinde ki reklam da.

Hatta her yazımın başlığından hemen sonra yerleştirdiğim full genişlikteki adsense reklamım bile umrunda olmayacak, gram ilgisini çekmeyecektir.

Çünkü onun ilgi odağı zaten bir noktaya kaymış durumda. O da ilk 3 – 5 saniye içerisinde bu yazının adsense kazanç arttırma ile ilgili ona bir yarar sağlayıp, sağlayamayacağı merakını gidermek.

Bırakın potansiyel bir ziyaretçiyi. Kendinizden düşünün. Empati kurun. Siz bir konu ile ilgili google üzerinden bir araştırma yaptığınızda hemen yukarıda anlattıklarımı yapmıyor musunuz ? Şahsen ben öyle yapıyorum.

Ee peki tüm o above the fold olarak adlandırılan yerde, yani sitenin üst kısmına yerleştirilen ( ya da yazının hemen başına yerleştirilen ) reklamlar bu tür potansiyel ziyaretçilerin veya bizlerin ne kadar dikkatini çekiyor ?

Peki doğru yer nasıl olmalı ?

Doğru yer tam olarak ziyaretçinin yazıma girip, yazının giriş kısmını okuduktan sonra yazının geri kalanında google adsense gelir arttırma adına yararlı bir bilgi olmadığı kanısına vardığı an. Yani beyninin merak etme güdüsünü ve odaklanmayı bırakıp, içeriğime red verdiği anı.

#İşte bahsettiğim bu anın, sitenizde fiziksel bir noktaya dönüştüğü nokta ise genel olarak yazınızın giriş kısmından hemen sonra ve yazınızın ilk alt başlığından bir önceki nokta oluyor.

Adsense Reklam Yerleşimi En İyi Nokta

Adsense Reklam Yerleşimi En İyi Nokta

Tamam, bir çok insan adsense gelir arttırma adına yazımın giriş kısmını okuyup yazımı terk etmeyecektir. O kişiler yazımızı okumaya devam ettikçe, bizim de onları nakite çevirme şansımız zaten devam ediyor.

Ancak biz bahsettiğim bu adsense reklam yerleşimi ile yazımızdan çıkma kararı alanlardan da para kazanmış oluyoruz. Yani google adsense gelirini arttırmak adına bizi beğenmeyen ziyaretçiyi bile nakite çeviriyoruz.

Pro Tip: Yerleştirdiğim reklam Metin / Resim Esnek bir reklam. En avantajlı reklam modeli bu ancak,

Esnek reklam modedinde reklam bazen yerleştirdiğiniz yeri tam olarak kapsasa da bazen, yerleştirildiği yere göre daha küçük, yatay reklamlar da gösteriyor. Aynen şu şekilde;

Adsense Gelir Arttırma – Çıkan Küçük Reklamları Büyük Konuma Getirme

Adsense Gelir Arttırma – Çıkan Küçük Reklamları Büyük Konuma Getirme

Tabii reklamların yatay ve küçük olması demek, dikkat çekiciliğini kaybetmesi açısından para kaybı demek. İşte sihir de tam bu noktada geliyor ! 🙂 Adsense esnek reklam kodunda yapacağınız küçücük bir kodlama ile bu reklamları her zaman kare ya da dikdörtgen formatında, yani yatay reklamları elimine ederek büyük gösterebilirsiniz.

O kod değişikliği ise,

Esnek olarak eklediğiniz reklamlarda data-ad-format kısmında yer alan auto kısmını hemen üstte olduğu gibi rectangle olarak değiştirmek.

Böylelikle reklamlarınız hem esnek olacak hem de hiç bir zaman için bu esnek reklamların içerisinde yatay, küçük reklamlar gösterime sunulmayacak, her zaman için kare ya da dikdörtgen, koyduğunuz yeri tam kapsayan reklamlar sunulacak.

İşte google adsense gelir arttırma adına bazen yapacağınız bu tür küçücük haraketler size büyük miktarlar olarak geri dönebiliyor.

Evet ben bu yöntemle adsense gelirini tam olarak %70 arttırdım ! İşte bu da kanıtı; ( Alttaki grafik son 7 gün ile ondan önceki 7 gün reklam modellerinden kazanılan 7 günlük toplam geliri yansıtmakta. Bkz: Desktop Yazı İçi 1 )

Adsense Reklam Yerleştirme ile Gelir Arttırma

Adsense Reklam Yerleştirme ile Gelir Arttırma

Resmin en üst kısmında yer alan Desktop Yazı İçi 1 Koyu mavi renkli ve en uzun olan bar, gelir elde etme adına en iyi performansı gösteren reklamı simgeliyor. ( Bu da yukarıda bahsettiğim reklam yerleşimini yaptığım reklam )

Doğru Adsense Reklam Yerleşimi ile Adsense Geliri Arttırma

Bildiğiniz gibi önceden adsense reklamları için sayfa başına 3 reklam / 3 bağlantı metni ve 2 arama motoru koyma hakkınız vardı.

Ancak Agustos 2016’da google adsense reklam politikasını yeniledi ve sayfa başına reklam sınırlamasını kaldırdı.

Ve yerine şu kuralı koydu; “Sayfalarınıza eklediğiniz reklamlar ve ücretli tanıtım materyalinin içerikten fazla olmaması gerekir.” Buyrun kaynak: Adsene sayfa başına düşen reklam sayısı

Peki Adsense’den çok kazanmak için doğru reklam yerleşimi nasıl olmalı ?

Bu kesinlikle her sitede farklılık gösteren bir durumdur. Her site için benzer reklam yerleri ve benzer reklam modelleri yaklaşık sonuçlar verebilir ancak,

Siz gerçek anlamda adsene gelir arttırma adına ciddi adımlar atmayı düşünüyorsanız, bunun en iyi yolu sitenizdeki ziyaretçi davranışını incelemekten geçer.

Peki ziyaretçi davranışını nasıl inceleyeceğiz ? Hemen anlatıyorum;

1-Öncelikle Heatmap for WordPress eklentisini kurup, etkin hale getirin. Ardıdan sitenizin ön yüzüne gidin ve admin barında heatmap sembolünü görüyor olacaksınız;

2-Heatmap sembolüne tıkladıktan sonra hemen ekranın sağ kısmında bir panel açılacaktır. Panelde yer alan Record butonunu On konumuna getirdiğinizde, eklenti buludunğunuz sayfa için tıklama ölçümüne başlayacaktır.

Google Adsense Reklam Yerleşimi için Heatmap

Google Adsense Reklam Yerleşimi için Heatmap

Sayfayı bu konumda mümkünse 24 saat açık tutun. Çünkü eklenti sitenize ziyaretçi geldikçe, yani etkileşim oldukça ölçümleme yapacaltır.

Interaction:Kısmına tıkladığınızda eklenti size sayfa içerisinde en çok tıklanan yerleri çoktan aza doğru sıralar.

#Yüzde olarak verdiği bu etkileşim oranları sayfa gösterim başına tıklanma oranlarıdır. Yani alttaki resimde gördüğünüz gibi, sitede yer alan bir link 217 kere gösterim almış ve 6 kere tıklanmış. Dolayısı ile etkileşim oranı 2,76 olmuş.

Eğer bu oran sayfada yer alan diğer linklere kıyasla ne kadar fazla olursa, o kısım renk olarak daha da koyulaşıyor ve en son koyu kırmızıya dönüyor.

Adsense Reklam Yerleşimi için Etkileşim Oranı Ölçme

Adsense Reklam Yerleşimi için Etkileşim Oranı Ölçme

Settings:Kısmından ise eklentinin bize sunduğu görüntü ayarları ile oynayabiliyoruz. Yani ekrandaki renk geçişleirini daha iyi gözlemlemek adına opacity ayarını en sona getirip, ekranın arka kısmını şeffaf beyaz yapabilir, Contrast’ı en sona getirerekte, tıklama renklerini değiştirebiliyoruz.

Peki bu verileri nasıl yorumlayacağız ?

Google Adsense Reklam Yerlesimi İçin Tıklama Analizi

Google Adsense Reklam Yerlesimi İçin Tıklama Analizi

Pek tabii bu veriler sadece google adsense reklam yerleşimi için değil, bir çok alanda işimize yarayacaktır. Ancak adsense gelir artırma adına şu şekilde yorumlayabiliriz;

Üstteki resimde de gördüğünüz gibi, analizi yaptığım sayfada en çok tıklanan noktalardan bir tanesi, yazı için oluşturulmuş içerik tablosu. ( WordPress içerik tablosu oluşturma )

Yani ziyatçinin dikkatini çeken, ziyaretçi ile en çok etkileşime geçen alanların başında geliyor. İşte tam da bu noktada, ziyaretçinin dikkati içerik tablosu üzerindeyken,

İçerik tablosu tamamen sola yaslanabilir ve sağ tarafına google adsense reklamı eklenebilir. İnsanların dikkatı o noktada iken bu dikkatlerinden fayda sağlanıp, adsense sayfa TO’su arttırılabilir.

Tabii benim size bahettiğim sadece küçük bir örnekti. Bu analizle adsense’den yüksek kazanç sağlama adına muazzam keşifler yapabilirsiniz.

Diyelim ki bu yaptığınız bu analiz sayesinde sayfalarınızda en çok tıklanan noktalardan birinin arama kutunuz olduğunu fark ettiniz. O zaman da arama kutunuzun altına ya da üstüne reklam ekleyerek adsense gelirini arttırma adına güzel geri dönüşer elde edebilirsiniz.

Ya da tıklamaların sayfanın altına indikçe büyük oranda düştüğünü gözlemlediniz, o zaman da tüm reklamlarınızı sayfanın üst kısmına çekerek adsense reklam gelirinizi arttırabilirsiniz.

#Kısacası Heatmap eklentisini uzun süre kayıtta tutup, binlerce sayfa gösterimi sonucunda elde ettiğiniz veriler ile insanların sayfalarınızdaki etkileşimine göre reklam yerleştirimi yapar ve google adsense tıklanma oranı arttırma işlemde muazzam başarılar yakalayabilirsiniz.

Peki genel ortalamada en çok kazandıran adsense reklam yerleşim noktarları nereler ?

1-Yapılan en büyük yanlış başlığımda (üstte) bahsettiğim nokta adsense gelir arttırma adına en iyi noktaların başında geliyor.

En iyi adsense reklam noktası

En iyi adsense reklam noktası

Tavsiyem sitenizin en üst kısmında ( header ) ya da komple içerik kısmının hemen üzerinde, yazı başlığının hemen altında ya da hemen üstünde reklamınız var ise,

Onu yazınızın giriş kısmından sonrasına, ilk alt başlığınızdan hemen öncesine yerleştirmeniz.

Reklamın yazı başında olmasının bir diğer dezavantajı ise;

#Mobil cihazlarda reklam dolumu / açılma hızı desktop’a göre daha gecikmeli oluyor. Yani çoğu ziyaretçi bir içeriğinize giriş yaptığında bir an önce yazıyı okumak için mobilde ekranı aşağı doğru scroll edecek, dolayısı ile üst kısımda yer alan reklam daha açılmadan, ziyaretçi reklamı görmediği içim direkt pas geçecektir.

2-Yan panel 300×600 boyutlarında ve sabit reklam. Yani ziyaretçi yazıyı aşağıya indirdikçe sağ tarafta sürekli sabit kalan reklam. Özellikle uzun yazılarda sizlere muazzam getiriler sağlayabilir.

Örnek: Hemen sağ tarafta gördüğünüz sabit reklam >>

3-Yazı içerisine yerleştirilmiş reklamlar. Adsense’in yaptığı politika  değişikliği, yani sayfa başına reklam sınırlamasını kaldırması kısa içerik üreten sitelerin hiç bir işine yaramazken, uzun içerikler üreten  ( 1000 – 1500+ kelime ) sitelerin muazzam yararına oldu aslında.

Google’da üst sıralar çıkmak adına yazılarımda bugüne kadar fırsat bulduğum her noktada uzun yazılar yazmanız gerektiğinden bahsetmişimdir.

Tabii bunu uygulayanlar bugüne kadar SEO açısından her zaman avantaj elde ettikleri gibi, bugünden sonra da aynı zamanda google adsense gelirlerini arttırarakta rakiplerine göre avantaj sağlayacaklar.

Peki yazı içine reklam nasıl eklenir ? Yazımda bahsettiğim eklenti ile bunu yapmanız oldukça kolay. Eklenti ile reklam yerleştirimini paragraf sayısına göre yapabilirsiniz.

Yani ilk reklam 1. paragraftan sonra gelsin, ikinci reklam 4. paragraftan sonra gelsin, üçüncü reklam 8. paragraftan sonra gelsin ve 3. reklamın gösterimde olabilmesi için yazının uzunluğu en az  750 kelime olsun gibi ayarlamalar yapabilirsiniz.

Google Adsense Gelir Arttırma Yazı İçine Reklam Ekleme

Google Adsense Gelir Arttırma Yazı İçine Reklam Ekleme

Google adsense geliri arttırma adına reklam yerleştirimi konusunda yazımda bahsettiğim bu eklenti gerçekten altın değerinde. Kullanın ! Farkı siz de göreceksiniz.

4-Yazı içine yerleştirilmiş reklamların yazının üst kısımlarında olması.

Yazı içerisindeki reklamlarınız konumu yazının üst kısımlarına ne kadar yakın olursa, adsense gelirini o kadar arttıracaktır. Çünkü yazıların görüntülenme sayıları üst kısımdan aşağı doğru indikçe ( scroll ettkiçe ) düşer. Yani ziyaretçinin siteyi terk etme oranı artar.

Diyelim ki 2000 kelimelik bir içerik yazdınız, bu yazı içine yerleştirdiğiniz 6 reklam varsa ilk 5’i ilk bin kelime içinde, geri kalan 1 tanesi ise son 1000 kelime içinde olsun.

Hassas Kategorileri  Düzenleme ile Adsense Geliri Arttırma

1-Önce Google Adsense hesabınıza giriş yapın ve yukarıda bulunan Reklamlara İzin Ver & Reklamları Engelle sekmesi altında yer alan Hassas Kategoriler sekmesine tıklayın.

Adsense Gelir Arttırma Yöntemleri – Hassas Kategoriler

Adsense Gelir Arttırma Yöntemleri – Hassas Kategoriler

Google Adsense bu sekme altında bulunan Cinsel Sağlık, Din, Flört, Büyü, Kilo Verme, Siyaset gibi kategorileri hassas olarak kategorize eder ve size bu kategorilere ait reklamların sitenizdeki yayımlarını engelleme hakkı tanır.

Peki bunun google adsense kazanç arttırma ile ne alakası var ? Hemen açıklıyorum;

Google Adsense Kazanç Arttırma Hassas Kategorileri Engelleme ve İzin Verme

Google Adsense Kazanç Arttırma Hassas Kategorileri Engelleme ve İzin Verme

Adsense sizlere bu kategorilerin Son 30 Gün içerisinde sitenizde gösterim yüzdesini ve yine son 30 günde gösterime sunulan bu reklamların kazancınızın yüzde kaçını oluşturduğunu sunuyor.

Bu noktada adsense gelir artırma adına yapmanız gereken ise;

  • Reklam Gösterimi Yüzdesi ile Kazanç Yüzdesi arasında 2:1 oranını yakalamakta başarısız olan kategorileri engellemek.
  • Mesela benim örneğimde ( resimde gördüğünüz ) “Kolay Yoldan Zengin Olma” kategorisi son 30 günde toplam site genelindeki reklam gösteriminin 0.1% lik kısmını oluştururken, toplam kazancımın 0.0%’lık kısmını oluşturuyor. ( 2:1’lik, yani yarısı kadar bir katkı sağlamadığı için bu kategoriyi engelliyorum )
  • Diğer bir örnek olan “Din” kategorisi ise, son 30 günde toplam site genelindeki reklam gösteriminin 2.1% lik kısmını oluştururken, toplam kazancımın 1.4%’lık kısmını oluşturuyor.
  • Yani 2:1 oranını rahatlıkla aştığı, kazandırdığı para ile de gösterimlerin hakkını verdiği anlamına geliyor. Dolayısı ile bu kategoriye yayım için izin veriyorum.

Not: Eğer müzik, flört ya da eğlence sektörü üzerine bir web siteniz var ise, bu kategorilere izin vermenizi şiddetle öneriyorum.

#Tabii siz bu oranı 2:2 şeklinde de uygualyabilirsiniz. Yani kazanç yüzdesi reklam gösterim yüzdesine eşit ve fazla olanlara izin verip, altına kalanları ise engelleyebilirsiniz. Bu tamemen sizin stratejinize kalmış bir durum.

Reklam Sunma Düzenleme ile Adsense Geliri Arttırma

Evet ! Adsense gelirini arttırmak adına uygulayabileceğiniz belki de google adsense taktikleri arasında ki en iyi yöntemi şimdi sizlerle paylaşıyorum !

Önceden google, adsense yayımcıların sitesinde gösterimde olan reklamları ziyaretçinin ilgi alanına ( aratma geçmişine ) göre değil, sitenin konusu ne ise, onunla ilgili reklamlar sunardı.

Tabii teknoloji gelişti, adsense’in tecrübesi arttı ve artık hem tıklanma oranının artması hem de yayımcıların adsene gelirini arttırma, daha doğrusu reklam sektöründeki etkileşimi iki yönlü arttırmak için reklam gösterimlerini kullanıcı tabanlı, yani kişiselleştirilmiş reklamlara döktü.

#Kullanıcı tabanlı reklamlar ne demek bilmeyenler için: Diyelim ki bir bilgisayar satın almayı düşünüyorsunuz ve internette biraz fiyat & kalite araştırması yaptınız. Ardından da sıkılıp, araştırmayı bıraktınız ve sevdiğiniz bir gezi bloguna girip seyahat yazılarını okumaya başladınız,

Siz seyahat blogunda gezinirken seyahat ile ilgili reklamlar değil de bilgisayar ile ilgili reklam görüyorsanız, işte o blogun adsense yayını kullanıcı tabanlıdır.

Yani adsense sizin web geçmişinize sahip olduğu için ilgi alanlarınızı da biliyor. Dolayısı ile de hangi siteye giderseniz gidin, karşınıza sizin tıklama potansiyelinizin olduğu reklamları çıkartıyor.

Muazzam bir sistem değil mi ?

#Yani adsense’in ziyaretçiye ilgi duyduğu alanda reklamlar göstermesi reklamların tıklanma oranını arttıracaktır. Bu kesin. En azından tıklama başına maliyetin düşük olduğu nişte yazan bloglar / siteler için bu kesin.

Bir de farklı bir açıdan bakmata fayda var;

#Adsense tıklanma oranları aratacakta yayıncının adsense geliri artacak mı ? İşte… aslında işin rengi burada biraz değişiyor.

Verdiğim örnekten gidelim;

Şu an yazımı yazarken baktığım rakamlar ile; “Bilgisayar” anahtar kelimesinin tıklanma başına maliteyi 0,55 TL iken, “Otel” anahtar kelimesinin tıklanma başına maliyeti 1.57 TL

Bu kıyaslama da ortaya 2 seçenek çıkıyor;

1-Bilgisayar alma eğiliminde olan bir ziyaretçinin gezi blogunda gezinirken bir bilgisayar reklamına tıklaması ile gezi blogu sahibi 0.50 TL gibi bir rakam kazanacak.

2-Ancak eğer gezi blogu sahibi blogu ile alakasız reklamların yayınını blogundan kaldırısa ve sadece yazdığı konular ile alakalı reklamları yayıma sokarsa ki bunun içerisine elbette otel reklamları da dahil olacaktır,

Kafasında bilgisayar alma düşüncesi olan yine aynı kişi aynı gezi blogunda o reklamlardan birine tıklar ise, bu sefer de blog sahibi o tıklamadan 1.50 TL kazanacak.

Bu noktada ise şu çelişki ortaya çıkıyor;

1. seçeneğin gerçekleşmesi daha muhtemelken, 2. seçeneğin gerçekleşmesi daha düşük bir orana sahip. ( Çünkü kişinin ilgi alanı bilgisayar ve otel reklamları ilgisini çekmiyor )

Ancak 2. seçeneğin gerçekleşmesi durumunda ise blog sahibi 1. seçenekte elde edeceği gelirin 3 katını kazanıyor.

Soru şu;

?2. seçenek uygulanırsa tıklamaların düşeceği bir gerçek ancak düşen tıklanma oranı % 66 olur mu ? Eğer % 66’dan daha düşük bir oran olursa blog sahibi her türlü google adsene gelirini artırmış oluyor.

Daha genel bir soruyla ise;

?Tamam, kullanıcı odaklı reklamların tıklanma oranı daha yüksek olurken, kullanıcı odaklı reklamları kaldırdığınızda, yani sadece yazdığınız içeriklerle ilgili reklamları yayıma soktuğunuzda tıklanma oranınız düşecektir

Ancak google adsense geliri de düşecek midir ? Yoksa aksine artacak mıdır ?

İşte bu tamamen yazdığınız niş ( konu ) ile alakalı.

#Eğer yazdığınız niş için verilen reklamların tıklama başına maliyeti yüksek ise, kesinlikle kullanıcı odaklı reklamları engellemelisiniz.

Evet ! Eğer böyle bir blogunuz ya da siteniz var ise, google adsense kazanç arttırma işleminiz çok büyük bir ihimatlle ( ki ben denedim ve adsene gelirlerimiz bu yöntemle arttı ) başarıya ulaşacaktır !

#Ancak şunu da unutmayın ki dediğim gibi bu durum her site için aynı durum söz konusu olmayacaktır ! Bu tamamen yazdığınız niş genelinde verilen reklamların tıklama maliyetinin reklam verene ne kadar olduğuna bağlı.

Not:Eğer sigorta, finasn, emlak, banka kredileri, sağlık ya da tatil gibi konularda ( TBM’si yüksek kategorilerde ) niş bir siteniz varsa kesinlikle kullanıcı odaklı reklamları engellemeyin ve en az 1 hafta gelirinizin artıp, artmadığını gözlemlemelisiniz.

Peki google adsense geliri arttırma adına kullanıcı odaklı reklamarı nereden kaldıracaksınız ?

1-Yine Reklamlara İzin Ver & Reklamları Engelle sekmesi altında bulunan Reklam Sunma kısmına gidin ve burada kullanıcı tabanlı reklamlar sekmesinde bulunan ayarları etkisiz hale gitirin.

Google Adsense Gelir Arttırma Reklam Sunma Ayarları

Google Adsense Gelir Arttırma Reklam Sunma Ayarları

Reklamları Engelleme ( Reklam İnceleme Merkezi / Ad Review Center )

Bitti mi ? Tabii ki hayır ! Google Adsense geliri arttırma adına işin en sevdiğim kısmına geldik. Eminim siz de çok seveceksiniz 🙂

Adsense’in bizlere sunduğu en güzel özelliklerden bir tanesi de, web sitemizde yayımlanan reklamları ve yayıncıları birebir inceleyebiliyor ve sitemizde istemediğimiz reklamları ve yayımcıları engelleyebiliyor oluşumuz.

Google Adsense Gelir Yükseltme Reklam İncleme Merkezi

Google Adsense Gelir Yükseltme Reklam İncleme Merkezi

1-Bunu yapmak yine için öncelikle Reklamlara İzin Ver & Reklamları Engelle sekmesi altında bulunan Reklamlar ( Reklam İnceleme Merkezi ) kısmına tıklayın. Karışınıza hemen üstteki resim gibi bir ekran çıkacaktır.

Not:Eğer bu kısım sizin adsense hesabınızda görünmüyor ise, önce bu kısmı aktif etmeli ve adsense’e sitenizde gösterilen reklamların tamamını size listelemesi için en az 1 gün zaman vermelisiniz.

Bu ekranda adsense sayfa başına 4 adet reklam gösterir. Sağ alt köşede ise ileri – geri tuşları vardır. Bu tuşlar ile ilerleyerek, sitenizde yayımda olan tüm reklamları görebilirsiniz.

2-Herhangi bir reklamın üzerine geldiğinizde ise, reklam pop up şeklinde öne çıkacak ve daha görünür hale gelecektir. Reklam bu şekildeyken, sol alt kısmında bulunan Engelle butonuna tıklayarak sadece o reklamı engelleyebilir,

Sağ alt köşesinde bulunan genişlet butonuna basarakta açılan sayfanın sol kısmında bulunan “block this Adwords Account” butonuna tıklayarak komple o yayımcı hesabının tüm reklamlarını sitenizde engelleyebilirsiniz.

Google Adsense Gelirini Arttırma Yayımcı Engelleme

Google Adsense Gelirini Arttırma Yayımcı Engelleme

Bu noktada google adsense gelirini arttırma adına yapamnız gereken ise, tıklanma oranın düşük olacağına inandığınız, dikkat çekici olmayan reklamları engellemek.

Günde 10 – 15 dakikanızı ayırarak google adsense gelirini arttırma işlemini gün geçtikçe daha iyi noktalara getirebilirsiniz.

Bu noktada tek problem ise, incelemek için sırada bekleyen binlerce reklam oluşu 🙂 Peki kısa yolu yok mu ? Tam bir kısa yolu yok ancak, filtreleme yöntemi ile işi biraz hızlandırabilir, daha doğrusu en çok gelir elde ettiğiniz reklam modelindeki reklamlar ile işe başlayabilirsiniz.

Filtreleme ekranına ise, en sağ üst köşede bulunan Show review ads kısmının hemen sağ kısmında bulunan Filters butonuna tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Google Adsense Reklam Engelleme ve Reklam Seçme

Google Adsense Reklam Engelleme ve Reklam Seçme

Bu ekrandan, incelemek istediğiniz reklamların boyutunu, yeni reklamlardan eski reklamlara doğru sıralamayı, reklam network’ünü, metin, resim, ya da rich medya reklamlarını seçerek reklam incelemede filtre yaratabilrisiniz.

Google Analytics Analizi Yaparak Adsense Gelir Arttırma

Sonuç 

Verdiğim adsense’den yüksek kazanç yöntemleri inanıyorum ki google adsene ile neden az kazanıyorum, adsense neden az kazandırıyor sorularınıza cevap olmuş ve adsene kazanç arttırma adına size muazzam sonuçlar vermiştir.

Eğer sizin de paylaşmak istediğimiz adsene sayfa tıklanma oranı ve kazanç arttırma tüyoları var ise, yorumlar kısmında bunları paylaşabilir ve insanlara değer katabilirsiniz.

Yorumlarınızı, sosyal medya paylaşımlarınızı, yazımı yer işaretlerinize eklemenizi ve verdiğim adsense taktiklerinin kazançlarınıza nasıl etki ettiğini benimle paylaşmanızı rica ediyorum.

Kaynak:http://wpmavi.com/blog-ve-para/adsense-gelir-arttirma.html

Google nasıl hacklendi?

Dünya devi Google, geçtiğimiz günlerde hackerların kurbanı oldu. Peki güvenlik konusunda yatırım yapmaktan kaçınmayan Google, kim tarafından ve nasıl hacklendi?

Alphabet şirketinin alt şirketi olan Google, dünyanın en değerli şirketleri listesinde tepelerde bulunmayı başarıyor.

Google, Pakistanlı hackerlar tarafından hacklendi

Güvenlik konusunda dünyada akla gelen ilk şirketlerden birisi olan Google,gerek kullanıcılarının gerek kendi güvenliği için ise para harcamaktan kaçınmıyor.

Fakat bu yatırımlara rağmen geçtiğimiz günlerde hackerların kurbanı olmaktan kurtulamadı. Google‘ın resmi Bangladeş sitesi, Pakistanlı hackerlar tarafından hacklendi!

Google nasıl hacklendi

DNS Hijacking adı verilen bir saldırı yöntemini kullanan hackerlar, Google’a gelen kullanıcıları önceden oluşturulmuş hacklenmiş sayfaya yönlendirmeyi başardı.

DNS tescil firması olan BTCL kaynaklı olduğu belirlenen açık yüzünden hacklenen Google, konuyla alakalı bir açıklama yapmasa da BTCLtarafından sorunun kendilerinden kaynaklandığını ve açığın kapatıldığı şeklinde bir açıklama geldi.

Tüm gece bOyunca aktif kalan yönlendirme problemi geç olsa da giderildi fakat bu süre kullanıcıların kafasında Google’ın güvenliği konusunda soru işaretleri yaratmak için yeterli oldu.

Kaynak:http://shiftdelete.net/google-nasil-hacklendi-77896

Google Diye Bu Siteye Sakın Girmeyin!

Dünyanın en popüler arama motoru olan Google’ın adresi Google.com’a girerken kopya sitesi ɢoogle.com’a girmeniz başınıza iş açabilir.

İnternette girdiğimiz sitelere sürekli dikkat etmemiz lazım. Çünkü sizin farkında olmadan yapacağınız bir harf hatası, asıl girmek istediğiniz site yerine onun kopya sitesine girebilirsiniz. Bu durum da başınıza ciddi sorunlar açabilir.

SPAM VE ZARARLI SİTE

Buna yepyeni tek misal ise Google aracılığıyla geldi. Meydana çıkan google.com isimli site, bildiğimiz Google.com ya da google.com değil. G halinde yazılan kocaman harfin minik boyutta yazıldığı tek unicode ile ayarlanmış olan Google.com, spam ve zarar veren tek site olarak uyarı çekiyor.

SAKIN GİRMEYİN!

Aslında Google.com’a girdiğinizde açılacak meydana gelen site alakasız ve spam tek siteyi açıyor. Açıldığında klasik tek Google sayfası mahaline bambaşka tek görünüme sahip olan Google.com’u ziyaret etmenizi şüphesiz önerilmiyor.

KULLANICILARI UYARIN!

Analitik değerlerinde secret.google.com adresini göstererek kendine yer bulan bu spam siteye bakmanızı da önerilmiyor; bilgisayarınıza rastgele bir şeyi yapabilir!

Google Çekildiğiniz Resimlerden Göz Hastaklarınızı Tespit Ediyor

Google’ın geliştirdiği yeni bir algoritma, gözünüzün net bir şekilde göründüğü fotoğraflardan göz hastalığı olup olmadığını anlayabiliyor.

Geliştirdiği algoritmalarla birlikte yapay zekanın ilerlemesine önemli katkılarda bulunan Google, yapay zeka ile ilgili çalışmalarını hızla sürdürmeye devam ediyor. Google’ın bu alanda geliştirdiği yeni algoritma ise tıp alanında dikkate değer bir nitelik taşıyor.

Google geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada körlüğe neden olabilen diyabetik retinopatihastalığının tespit edilmesine yarayan bir algoritma geliştirdiğini söyledi. Şirket bu algoritmasıyla birlikte sadece çekildiğiniz fotoğraftan bu hastalığa sahip olup olamayacağınızı bulabiliyor. Journal of the Ameriacan Medical Assoication isimli bir yayında yayınlanan makale, Google’ın bu algoritmasının uzmanların kararlarına hemen hemen eşdeğer olduğunu gösteriyor.

Henüz tıbbi bir kanıt değil

Her ne kadar algoritmanın doğru karar verdiği saptansa da henüz tam anlamıyla tıp dünyası böyle bir yapay zekaya güvenmeye hazır değil. Ancak bu algoritmanın geliştirilmesi görünüyor ki ilerleyen dönemlerde yapay zeka, doktorluk gibi toplum açısından önem taşıyan meslekleri bile teşhis açısından istihdam kaybıyla tehdit ediyor.

Kaynak:http://www.webtekno.com/google-cekildiginiz-fotograflardan-goz-hastaklarini-tespit-ediyor-h22648.html

Google Translate artık saçma çeviri yapmayacak

Londra’da ‘Nöral Makine Çevirisi’ni tanıtan Google CEO’su Sundar Pichai Türkçe’nin de yer aldığı 8 dilde kelime çevirisi yerine günlük konuşmaya en yakın dilbilgisine uygun çeviri başlattıklarını açıkladı.

Google CEO’su Sundar Pichai Londra’da gerçekleştirdikleri, ‘Google Story’ etkinliğinde yeniliklerini sunarken çeviri sistemleri konusunda önemli yeniliği de anlattı. Kelime kelime çeviriyle ‘Google Translate’ten doğru sonuçlar alınamıyor olmasından kullanıcılar şikâyetçiydi. Neural (Nöral) Makine Çevirisi’nin birkaç yıldır heyecan verici araştırma sonuçları verdiğine dikkat çeken Pichai, “Nöral sistem, bütün cümleleri birer birer çevirmek yerine bir defada çevirerek bu kapsamlı içeriği, en yakın çeviriyi bulabilmek için uygun bir dilbilgisi ile insan konuşmasına benzer şekilde yeniden ayarlıyor. Böylece her cümleyi anlamak daha kolay olduğundan çevrilmiş paragraflar ve makalelerin okunması çok daha kolay hale geliyor.

Nöral Makine Çevirisi uçtan uca öğrenme sistemi ile sürekli kendini yenileyerek daha doğal çevirilerin yapılmasını mümkün hale getiriyor” dedi. Yeni sistemin artık çeviriyi edebiyat çevirisi gibi yapacağını ifade eden Pichai “Borges’in bir cümlesi İngilizce’ye normalde nasıl çevriliyorsa öyle çevrilecek” diye konuştu. Neural Machine Translation’ı (Nöral Makine Çevirisi) artık İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Portekizce, Çince, Japonca, Korece ve Türkçe olmak üzere 8 dilde aktif hale getirdiklerini de belirten Pichai, “Tüm bu diller dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinin ana dilleri olup tüm Google Çeviri sorgularının yüzde 35’inden fazlasını kapsamaktadır” diye konuştu.

HEDEF 103 DİLDE AKILLI ÇEVİRİ YAPMAK

Bu güncelleme ile Google Translate’in, son 10 yıldakinden çok daha fazla geliştiğini, ancak bunun sadece bir başlangıç olduğunu da kaydeden Pichai, “Google Search’de Google Translate App ve web sitesinde 8 dil çifti ile başlangıç yapıyor olmamıza ragmen, nihai olarak Google Translate’e erişebileceğiniz her yerde Nöral Makine Çevirisi’ni 103 dile çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

‘GÖÇMENLERİN ÇOK İŞİNE YARIYOR’

Etkinlik sırasındaki sohbetimizde Türkiye’nin kendileri için çok önemli olduğunu belirten Sundar Pichai, 2015’te Google Translate’te Arapça’dan Almanca’ya çevirinin toplam çeviriler içerisinde patlama yaptığına dikkat çekti. Pichai, büyük insan hareketliliği yaşanırken Google Translate’in göçmenlerin çok işine yaradığını vurguladı. (Kaynak: Habertürk)

Google Play Sorunları ve Çözümleri

Google Play Sorunları ve Çözüm Yolları Nelerdir?

Google Play Store çökmesi

Google Play Store uygulaması başlatıldıktan hemen sonra çöküyorsa, telefondaki cache belleğinde sorun vardır. Bu sorunu cache temizliği yaparak çözmeye çalışın. Yapılacak işlemler sırasıyla;

  • Ayarlar
  • Uygulamalar
  • Tümü sekmesine açın.
  • Google Play Store açın ve tüm verileri temizle yapın.
  • Telefonu Yeniden başlatın.

Bu yöntemle sorunuzu çözemediyseniz, aşağıdaki uygulamalardada tüm verileri temizleyin

  • Google Play Services
  • Google Services Framework

Google Play Sorunları Store’den Uygulama İnmiyorsa

Bu durum sizi korkutmasın, Android kullanıcılarının bazıları bu sorunla karşılaşabiliyor. Çözüm gayet basit Google Play Store açın ve tüm verileri temizle yapın. Cache hafıza temizliği sorunu çözecektir.

Google Play Sorunları Store Yeniden Nasıl Kurulur?

Google Play’in telefondan silinebilmesi için ancak root yapılması gerekir. Yanlışlıkla devredışı bırakmış olabilirsiniz. Google Play uygulamasını kontrol edip telefonunuzda veya uygulamalar arasında yer alıyorsa aşağıdaki adımları takip edin…

  • Ayarlar
  • Uygulamalar
  • “Hizmet Dışı” bölümüne gelin.
  • Google Play Store uygulamasını bulun ve aktive edin.

Google Play Sorunları Store’un Versiyon Çeşitleri

Google Play bazı cihazlarda eski versiyon uyumlu olduğu için son versiyon çalışmayabilir. Telefonun eski Google Play Apk dosyasına ihtiyacınız olabilir. Eski Apk dosyası için Apk İndirsitesini kullanarak eski Google Play uygulamasını telefona kurabilirsiniz.

Google’ın Güvenini Nasıl Kazanabilirim?

Sitemizi takip eden okurlarımız, Google‘ın içerik çiftliği adı verilen düşük kaliteli sitelere yönelik yaptığı Panda Güncellemesinden haberdardır. Bu yazımızda Google’ın hangi içeriği “düşük kalitede” gördüğünü ve daha da önemlisi sitenizi nasıl yüksek kalitede bir site haline getirebileceğinizi öğreneceksiniz.

İpucu #1: Düzenli Aralıklarla Orjinal, Kullanışlı ve Önemli İçerik Ekleyin

Google’ın Aramada Yüksek Kaliteli Siteler Bulmak başlıklı blogunda belirttiği üzere Google sitenizde orjinal içeriğin varlığının önemine değinmektedir. Aşağıda sitenizde uygulayabileceğiniz bazı kaliteli içerik kurallarını bulacaksınız.

  1. En az 500 kelime. Çoğu okurun detaylara ihtiyacı olacaktır – özellikle de içeriğiniz bir tür rehber ya da nasıl-yapılır tarzı bir içerik ise. Eğer içeriğinizde ayrıntılara yer verilmiyorsa, o zaman içeriğiniz yeteri kadar iyi değildir ki bu durumun sitenizin genel kalitesine etkisi olacaktır.

Sitenizde az miktarda içeriğe sahip olmak sitenizin Google tarafından “içerik çiftliği” olarak sınıflandırılmasına yol açabilir. Her şeyi bir ya da iki paragrafta özetlemek yerine daha detaylı bir içeriğe sahip olmayı alışkanlık haline getirin.

  1. Google’ın blogunda da belirttiği üzere içeriğiniz orjinal olmalı ve bir başka siteden kopyalanmış olmamalıdır. Google’a göre orjinal içerik genellikle bir araştırma, derinlemesine raporlar ya da iyi düşünülmüş analiz içeren içeriklerdir.
  2. Makaleler iyi yazılmış, temiz, az ama öz ve doğrudan anlatmak istediğini açıklayan makaleler olmalıdır. Makalenizin okunulabilirliği de aynı derece önemlidir.
  3. İçeriğiniz hem görseller hem de videolar içermelidir. Görseller ve videolar içeren içerikler öğrenmeyi teşvik ettiği gibi okuma sürecine de yardımcı olur. Sitenizde kullandığınız görselleri de kullanmaya hakkınız olduğundan emin olun. Eğer sitenizde kullandığınız materyaller size ait değilse sitenizde yayımlamadan önce hak sahibinin iznini aldığınızdan emin olun.
  4. Eğer kesinlikle gerekliyse diğer sitelerdeki içeriği ve harici kaynakları referans gösterin. Bazen blogunuzda ya da web sitenizde bir yazı yazarken anlattıklarınızı kanıtlamanız gerekebilir. Bu durumda kaliteli harici bir kaynağa link vermeniz gerekecektir. Link verme işlemi editöryel değerde olmalıdır.
  5. Sitenizdeki diğer içeriklere link verin. Örneğin eğer web sitenizde “SEO Teknikleri” konulu bir makale yer alıyorsa, o zaman daha önce yayımlanmış diğer SEO tekniklerine link verebilirsiniz. Bu yöntem özellikle belirli bir konu hakkında detaylı bilgi sahibi olmak isteyen ziyaretçilerinize yardımcı olacaktır. Örneğin Wikipedia üzerinde bir makale okuyorsanız, makale içerisinde diğer pek çok alakalı Wiki sayfasına ve diğer web sitelerine link verildiğini fark etmişsinizdir. Bu durum aynı zamanda kullanıcı deneyimini arttırdığı gibi ziyaretçilerin siteniz üzerinde geçirdikleri süreyi de arttıracaktır.
  6. Kullanıcılar tarafından oluşturulmuş yorumlara izin verin. Bir içerik oluşturduğunuz zaman o içeriğe kullanıcıların yorum bırakabilmelerini sağlayın. Kullanıcı yorumları özellikle ilgili içeriğin doğruluğunu ve güvenilirliğini kanıtlar. Eğer siteniz üzerindeki bir içerik yüksek miktarde yorum alırsa, o zaman ziyaretçileriniz İnternet üzerinde kaliteli bir içerik aramak için zaman harcamazlar zira halihazırda sizin sitenizi bulmuşlardır. Bu sebeple sizin sitenizde daha fazla zaman harcayacaklardır.
  7. Kullanıcılarınızın siteniz üzerindeki içeriği Facebook, Twitter ve diğer sosyal ağ siteleri üzerinde paylaşabilmelerini sağlayın. Kaliteli bir web sitesinin kaliteli olduğuna dair en önemli kanıt, ilgili içeriğin ne kadar paylaşıldığı, beğenildiği ya da kullanıcıların en beğenilen web siteleri listelerine eklenmiş olmasıdır. Bu olanağı mümkün olduğunca değerlendirmelisiniz zira Google gibi arama motorları bu veriyi şu ya da bu şekilde kullanmaktadırlar.
  8. Mümkün olduğu kadar çok yazın. Bu sitenizin daha çok büyümesine ve daha kaliteli hale gelmesine yol açar. Bunun sonucunda da sitenize daha fazla organik trafik çekmiş olursunuz. Google’ın hem büyük hem de kaliteli ve özgün içeriğine sahip siteleri sevdiği bilinmektedir.

İpucu #2: Link Şemalarına Katılmayın

Bu adım Google’ın Kalite İlkeleri’nde yer almaktadır. Ancak halen bazı web sitesi sahipleri bu durumdan ya haberdar değildir, ya da görmezden gelmektedir.

Günümüzde pek çok web sitesi sahibi link inşası (link building) firmalarından kendi müşterilerinin web sitesine yönelik bir bağlantıyı sitenize ekleme talebinde bulunan elektronik postalar almaktadır. Bu durum, Google’ın kalite ilkelerine aykırıdır ve ödemeli link şeması dahilinde algılanır zira genellikle linkini sitenize eklemenizin talep edildiği web sitelerinin içeriği ile sizin sitenizin içeriği arasında bir bağ bulunmamaktadır.

Peki bu tip link şemalarına katılmak neden sitenizin genel kalitesine herhangi bir katkıda bulunmaz?

  1. Bu firmalar rel=”nofollow” değerinin kaldırılmasını talep etmektedir, her ne kadar sitenize eklemeniz istenen link sponsor bir bağlantı olduğundan doğası gereği rel=”nofollow” değerinin varolması gerekmesine rağmen.
  2. Her ne kadar bu firmalar ilgili bağlantının mümkün olduğu kadar doğal olacağı konusunda sizi ikna etseler de, ilgili linki çevreleyen metin analiz edildiğinde bağlantının sponsor bağlantı olduğu kolayca anlaşılabilir.

Eğer web sitenizin ana sayfasının içeriği örneğin “ucuz uçak biletleri” hakkında ise, okurlarınız sizi sitenizin bu konu ile ilgili web sitelerine yönelmesini umacaklardır. Bir editör kontrolünden geçmiş web sitesi içeriği genellikle site dahilindeki diğer sayfalara ve web üzerindeki güvenilirliği tartışılmaz kaynaklara bağlantı vermektedir.

Bir web sitesinin ana sayfasının ayrıntıları içermemesinin temel nedeni, ana sayfanın görevinin ziyaretçilerinize siteniz hakkında bir “giriş” bilgisi vermek oluşudur. Ancak bu link building şirketleri kendi müşterilerinin ana sayfasına link eklemenizi talep etmektedirler ki bu durum hem editöryel değildir, hem de doğal görünmemektedir.

İpucu #3: Reklam Oranını Azaltın ve Web Sitenizi Hızlandırın

Her web sitesi sahibinin web siteleri üzerinden para kazanmanın bir yolunu bulmaya çalışması anlaşılabilir bir durumdur. Ancak bu, kullanıcı deneyiminden ödün verilmesi anlamına gelmemektedir. Bazı web sitesi sahiplerinin bundan haberi olmadığından web sitelerini onlarca reklamla dekore ederler ve bunun sonucunda da ziyaretçilerinin kısa süre içerisinde siteden ayrılmasına önayak olmuş olurlar.

Bir web sitesinin bu kriter dahilinde olup olmadığını anlamanın en basit yolu sekme oranı (bounce rate) ölçümünü incelemektir. Eğer web sitenizde çok sayıda reklam var ise ve sekme oranınız yüksekse, reklamlarınızın kullanıcı deneyimini etkilediği kanısına varabilirsiniz. Bazı reklamların ayrıca web sitelerini yavaşlattığı ve ziyaretçilerin web sitesinin içeriği ile reklamları ayırt etmesini zorlaştırdığı da bilinmektedir.

Aşağıda konu ile ilgili önerilen bazı ilkeler yer almaktadır:

  1. Eğer Google AdSense kullanıyorsanız, reklamları siteniz üzerindeki stratejik noktalara yerleştirerek ziyaretçilerinizin sitenizin içeriği ile karıştırmamalarını sağlayın.
  2. Eğer içerik dahilinde reklamlara yer veriyorsanız, içerik başına verdiğiniz reklamı sınırlandırın (örneğin sayfa başına 3 link gibi). Infolink adı verilen reklam yöntemini kullanıyorsanız, en fazla kazanım için bu linklerin sayısını en fazla 12 ile sınırlandırmayı tercih edebilirsiniz. Ancak gerçek şu ki eğer metin içi reklam yöntemini yüksek miktarda kullanıyorsanız, web sitenizin güvenilirliği ziyaretçilerinizin gözünde azalacaktır. Sitenize daima ziyaretçilerinizin gözünden bakmaya çalışın ve içeriğinizi reklamlar dahil olmuş bir şekilde okuyun. Eğer bu sizin içeriği okumanızı zorlaştırıyorsa (örneğin içerik dahilindeki reklam linklerine kazara tıklıyorsanız) belki de o linkleri kaldırmanın vakti gelmiştir zira bu linkler okurlarınızı da rahatsız edecektir.
  3. Reklam içeren web sitenizin yüklenme hızını optimize edin. Sitenizin hızlı yükleniyor olmasına özen gösterin. Tüm pop-up banner reklamlarını ve giriş banner reklamlarını kaldırın zira bu tip reklamlar ziyaretçilerinizin doğrudan sitenizdeki içeriğe ulaşmasını zorlaşturacaktır. Konu ile ilgili SEOChat sitesinde yer alan ortalama site yüklenme hızı raporunu ve DevShed web sitesindeki Google Page Speed aracı incelemesini okuyabilirsiniz.
  4. Sitenizdeki her bir reklamın site içeriğinin kalitesini azalttığını kesinlikle aklınızdan çıkarmayın ve reklamları mümkün olduğunca sınırlandırmaya çalışın.

İpucu #4: Kendinizi Erişilebilir Kılın: Güven Faktörü

Daha önce kaç kez ziyaret ettiğiniz bir web sitesinin sahibinin kim olduğu, siteyi kimin yönettiği, iletişim bilgisi, telefon numarası vb bilgilere ulaşamadınız? Bunlar bir web sitesinin genel kalitesine katkıda bulunan çok önemli faktörlerdir. Aşağıdaki bir web sitesinin kalitesi hakkındaki aşağıdaki eşitlemeyi unutmayın:

Yüksek kalitede bir web sitesi = Yüksek içerik kalitesi + Yüksek güven faktörü

Yüksek kaliteli bir web sitesi oluşturmak sadece kaliteli içerik sahibi olmakla mümkün değildir. Okurlarınız ve ziyaretçilerinizin size olan güvenini sağlamanız gerekmektedir. Aşağıdaki ilkeler bu konuda size yardımcı olacaktır:

  1. Kendi hakkınızda bilgi içeren bir sayfanız olsun. Bu tip bilgiler genellikle “Hakkında” sayfasında yer alır.
  2. Size ait gerçek bir fotoğrafınız olsun.
  3. Şirketinizin faaliyet gösterdiği mekanın fotoğraflarını sitenize ekleyin. Bazı firmalar bunu bir adım daha ileriye götürerek ofislerinin gerçek zamanlı videosunu web siteleri üzerinden paylaşmaktadır.
  4. Şirketinizin kurumsal adresinin, iletişim formunun, elektronik posta adresinin ve geçerli telefon numarasının sitenizde net bir şekilde bulunduğundan emin olun.
  5. Şirketinizin dahili olduğu organizasyonları ve sahibi olduğunuz sertifikaların bir listesini, aldığınız ödülleri ve ödüllerin ardındaki hikayeleri ziyaretçilerinizle paylaşın.
  6. Resmi Facebook sayfanızın bir linkini sitenize ekleyin. Bu sayede ziyaretçileriniz kendileri gibi diğer “gerçek” kişilerin siteniz hakkındaki yorumlarına ulaşabilirler.
  7. Ürünlerinizin ve hizmetlerinizin başarılı bir şekilde kullanıldığını kanıtlayan müşteri yorumlarına sitenizde yer verin.
  8. Kullanıcılarınızın gizlilik haklarına saygı gösterin. İsim, telefon numarası gibi kişisel bilgileri istemeden önce iki kez düşünün. Bazı kullanıcılar bu konuda oldukça hassastırlar. Ayrıca siteniz üzerinde gizliik sözleşmesine mutlaka yer verin ve bu sözleşme dahilinde ziyaretçilerinizin size sağladığı bilgileri ne şekilde sakladığınız ve kullanacağınız hakkında kullanıcılarınızı bilgilendirin. Ziyaretçilerinizin kişisel bilgilerini size göndermek için kullanacakları formlarda mutlaka SSL sertifikası kullanın. Bu sayede ziyaretçilerinizin kullandığı bilgisayar ile sizin web siteniz arasındaki iletişim şifrelenmiş olacak ve kullanıcılarınızın gizliliğini korumuş olacaksınız.
  9. Şirketiniz hakkında detaylı bilgi veren şartlar ve koşulları sitenize ekleyin. Eğer ziyaretçilerinizden ödeme alıyorsanız bu ödemelerin bir hata yapılma ihtimaline karşı korunmuş olduğunu belirtin. Günümüzde çoğu müşteri iade kabul etmeyen web sitelerinden alışveriş yapmamaktadır. Bu riski almayın.
  10. Birlikte iş yaptığınız ya da ürünlerinizin kullanıldığı firmalardan bahsetin. Bu tip firmaların logolarını sitenize ekleyin ancak bu logoları eklerken kesinlikle sadece birlikte iş yaptığınız firmaların logolarının yer aldığından emin olun. Bir firmanın logosunu izinsiz kullanmak daha sonra başınızı ağrıtabilir.

Umarız bu yazımızda Google ve benzeri arama motorlarının güvenini kazanmak için atmanız gereken bazı adımların size yardımı dokunacaktır. Her ne kadar her gün yüz milyonlarca insan İnternet’i etkin bir şekilde kullansa da, konu İnternet güvenilirliğine ve dürüstlüğüne geldiğinde pek çok kişi bu konuda olumsuz görüşlere sahiptir. Yukarıdaki adımları uygulayarak ziyaretçilerinizin ve arama motorlarının güvenini kazanmak yolunda doğru bir adım atmış olursunuz.

Adsense’den En Çok Kazandıran Siteler

Adsense, Google servislerinden birisi olan Adwords reklam şirketinin müşterilerden aldığı reklamları, milyonlarca site üzerinde yayınlayarak farklı etkileşimlere göre reklam verenden aldığı reklam ücretinin bir kısmını kestikten sonra, kalan kısmını site sahibine ödeyerek sitelerinden gelir elde etmesini sağlayan bir reklam ağıdır diyebiliriz.

Adsense bir Google servisi olup, hiçbir hileye başvurulmadan siteleriniz üzerinde yayınladığınız reklamlardan gelir elde etmenizi sağlayan, oldukça güvenilir bir platformdur.
Yeni bir site açmak isteyen webmasterlar, genellikle Adsense’den en çok kazandıran siteler ve Adsense’den en fazla kazandıran kelimeler nelerdir? şeklinde arayış içerisinde olurlar. Bunun en büyük sebebi ise, bu şekilde gelirlerini daha fazla arttırmaktır. Öncelikle merakla bekleyenler için Adsense’den en çok kazandıran siteler nelerdir? onları paylaştıktan sonra, ardından da Adsense’den en fazla kazandıran kelimeler nelerdir? sorusunun cevabını verelim.

İşte Adsense’den En Fazla Kazandıran Siteler;

İngilizce Siteler: Öncelikli olarak İngilizce olan web sitelerinin, Adsense’den çok daha fazla kazandırdığını söylemekte yarar olacaktır. Zira dünya üzerindeki insanların büyük bir bölümünün İngilizce kullandığının düşünürsek, rekabetin bu alanda ne düzeyde yüksek olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz. Reklam verenin çok fazla olması, tıklama başına verilen ücretin oldukça yüksek olmasına neden olmaktadır. Basit bir sitede alacağınız tıklama bile, Türkçe fazla kazandıran aramalardan gelecek tıklama ücretinden çok fazla olabilmektedir. Hatta öyle ki, İngilizce bir siteye doğru aramayla gelen bir ziyaretçinin sadece bir tıklaması bile, 10-15 dolar kazandırabilmektedir. Tabi ki ücret her zaman böyle olmayıp, normal kabul edilebilecek bir tıklama da bile aynı kategoriye sahip Türkçe siteye nazaran, yaklaşık olarak 3 katı daha fazla kazanmanız mümkün. Özellikle kanser, tüp bebek, estetik, genel sağlık, sigorta, turizm ve finans kategorilerine açılmış web sitelerine hatırı sayılı ziyaretçiler çekerek, çok büyük kazançlar elde etmek mümkündür.

Sigorta Siteleri: Taşıt sigortası, bireysel sigorta, ev sigortası gibi farklı niş üzerine açılmış siteler de, Adsense en fazla kazandıran siteler arasındadır.
Kadınlara Yönelik Siteler: Kadınlara yönelik sitelerin Adsense’den fazla kazandırmasındaki temel neden, kadınların kendilerini ilgilendiren reklamlar çıktığında meraktan daha fazla reklam tıklaması yapmalarıdır. Kadınların geneli bu konuda üşengeç olmayıp, ilgili bir reklam gördüklerinde daha fazla tıklama yapmaktadırlar. Aynı zamanda tıklama yaptıkları reklamda açılan web sitelerinde erkeklere nazaran daha fazla zaman geçirmeleri, Tıklama başı ödeme oranını arttıran bir kriterdir.

Tüp Bebek ve Kısırlıkla İlgili Siteler: Tüp bebek ve kısırlık tedavisi temalı siteler, Adsense’den en fazla kazanan sitelerin başında gelmektedir. Biraz dar bir alan olsa da, TBM oldukça tatmin edicidir.

Oyun Siteleri: Oyun sitelerinde her ne kadar alakasız reklamlar çıkıyor olsa da, tıklama sayısının diğer kategorilere göre oldukça fazla olması, iyi bir kazanç elde etmenize neden olacaktır. Zira oyun oynarken yetişkin insanların bile oyunun heyecanı ile yanlışlıkla reklama tıklamaları bile, çok ciddi kazançlar sağlamaktadır. Bu tarz sitelerde önemli olan tek etken, oyunlarla ilgili aramalarda ilk sayfalarda olabilmektir.

Estetik, Saç Ekimi Siteleri: Yine Adsense’den çok kazandıran siteler için güzel bir örnek. Saç ekimi ve estetik siteleri, Adsense reklamlarından iyi kazandıran sitelerden birisidir.
Mobilya: Mobilya ve dekorasyon ağırlıklı web siteleri ile de, Adsense’den daha az tıklamaya daha fazla kazanabilirsiniz.

Adsense’den En Fazla Kazandıran Kelimeler;

Adsense’den en çok kazandıran kelimeler hakkında bilgi sahibi olarak, başarı sağlayabileceğiniz en uygun kelime üzerinde web sitesi açabilir ve daha fazla kazanmaya başlayabilirsiniz. İşte o kelimeler;
Sigorta
Lazer epilasyon
Plastik Cerrahi
Estetik Cerrahi
Saç Ekimi
Dekorasyon
Tatil
Oteller
Forex
Oto Kiralama
Otomobil
Tüp bebek
Kısırlık tedavisi
gibi kelimeler, Adsense’den en fazla kazandıran kelimeler arasında yer almaktadır.

Google Adsense Onayı Almanız İçin Yapmanız Gerekenler

Adsense Onayı İçin Yöntemler

  • Adsenseye başvurmadan önce web sitenizin en az iki hafta veya en az günlük 100 tekil hite ulaşmasını beklemenizi öneriyorum. Bu sizin tıklama başı ücretlerinizi artıracaktır.
  • Web sitenizde başlangıçta en az 10-15 adet tamamen özgün makaleler olsun.
  • Göze hoş gelen kullanışlı bir tasarım seçin.
  • Bunlar hazırsa geliyorum en etkili yönteme bu maddeyi dikkatlice okuyunuz. Yazılarınızın ana sayfada ki görünür kısmı olan excerpt değerini en az 700 yapın. Dediğim gibi iç sayfalardan çok Anasayfanız en önemlisi. (Yetersiz içerik reddi alan arkadaşlar için söylüyorum.)
  • Anasayfada çok fazla tekrar ede içerik bulunmasın. Örnekle açıklayalım . diyelim ki son yazılar widgeti var , Son yorumlar widgeti var ve zaten birde son yazıların gözüktüğü ana content var bir makaleniz bunların hepsinde aynı anda gözükebilir. Bunun için gerekli ayarları yapıp tekrarı azaltın.
  • Websitenizde veya blogunuzda kullandığınız resimlerin herbirini ayrı ayrı düzenleyin. Hepsinin bir title=”” bir alt=”” değeri olsun. Böylece resimleri özgünleştirmiş olacaksınız.
  • Başvuruda gerçek kimlik bilgilerinizi kullanarak başvurduktan sonra 1.onayı geçtiniz diyelim. Google Adsense sizden web sitenize bir reklam koymanızı ve onaylanana kadar gözükmeyeceğini söyleyecektir. Reklamı sitenizin en görünür ve çarpıcı yeri olan header (kafa bölümü) ‘a koyun. Zaten gözükmeyecek reklam çirkin bir görüntü olmaz. Onay geldikten sonra istediğiniz gibi değiştirirsiniz.
  • Şimdi yapmanız gereken ikinci onayı sabırla beklemek . İkinci onay 1 saatte olabildiği gibi 3-4 gün hatta google’ın dediğine göre 1 hafta sürebiliyormuş. Ama ben hiç bir hafta sürdüğünü görmedim. Muhtemelen iki günde cevap gelecektir.

Önemli NOT  Google her nedense bu sıralar adsense için başvuranlara mail göndermeyi unutuyor Bu yüzden adsense’yi manuel olarak sürekli kontrol edin ki işlemleriniz uzamasın.

Google Maps’e Yeni Özellikler Geldi

Google, resmi olarak duyurduğu yeni araçlar ile Google Haritalar üzerinde bazı işlemleri kolaylaştıracağını belirtti. Artık Haritalar üzerindeki konumlar için düzenlemeler önermek, var olmayan yerleri eklemek ve konumlar hakkında detayları önermek veya doğrulamak çok daha kolay.

Google, resmi olarak duyurduğu yeni araçlar

Bazı kullanıcılar bu özelliklerin aktif olmalarını bir süredir fark etmekteydiler ancak Google, bu değişiklikleri bir blog yazısı ile resmi hale getirdi. Bu değişikliklerin içerisindeki belki de en önemli özellik ise, konumlara değişiklik önermek veya eksik olan yerleri eklemek olarak gözüküyor. Eğer ziyaret ettiğiniz belirli bir nokta Google Haritalar‘da bulunmuyorsa, haritanın üzerine bir işaretçi ekleyerek bu yeri belirtebiliyorsunuz. Benzer bir şekilde, eğer Haritalar üzerinde gözüken bir yerde bulunuyorsanız ancak belirtilen bilgilerin bir kısmı yanlışsa, bu bilgiler için düzenleme de önerebilmektesiniz.

Ziyaret ettiğiniz yerler hakkında Haritalar’a pek çok detay eklemeniz de mümkün. Konum listeleri, artık size konum hakkında bilgilerinizi paylaşmanızı isteyecek ve artık bu konumlar hakkında, verilen hizmetlerden genel ortama, sunulan yiyecek çeşitlerinden rezervasyon durumuna kadar hemen her bilgiyi paylaşabileceksiniz. Ayrıca, bir yere ulaştığınızda da sizden, diğer kişilerin bu yer hakkında yazdıklarını doğrulamanız istenecek. Bu değişiklerdeki genel amaç ise, Google Haritalar’daki bilgilerin güncel, daha detaylı ve sonuç olarak daha işe yarar olmalarını sağlamak.