Hepimiz uzaylıyız!

Hepimiz uzaylıyız! Dünya dışı yaşamı araştıran, Dünya’nın yok olmasının ardından Dünya canlıların Güneş Sistemi ve Güneş Sistemi dışında nerelerde yaşayabileceğini, yaşam için nelere ihtiyaç duyulup nelere ihtiyaç duyulmayacağını inceleyen Astro-biyoloji biliminin günümüz uzay araştırmalarındaki önemi her geçen gün artmaktadır.

Hepimiz uzaylıyız!

Hepimiz uzaylıyız!

Uzay-havacılık teknolojisi genetik, biyoloji, fizik, kimya, jeoloji, sosyoloji, matematik gibi birçok bilim dalından uzmanın bir arada yaptıkları çalışmalar sonucu gelişmektedir. Bilim adamları binlerce yıl öncesinden bu yana yaşamın nereden geldiğini sorguluyor. Son yıllarda yapılan çalışmalardan biri de El Farabi Kazak Ulusal Üniversitesi ve Fesenkov Astrofizik Enstitüsü’nün bir arada yürüttüğü insan vücudunda, insanın atalarına ait izlerin olabileceği teorisidir.

Samanyolu Galaksisi’nin biyolojik görüntüsünü oluşturmayı planlayan bilim insanları, milyarlarca yıl öncesine giderek insan vücudundaki genetik izleri araştıracaklar. En bilinen Dünya dışı yaşam arama projesi olan SETI programından esinlenilerek konulan adı ile Biyolojik SETI projesi, yaşamın Güneş Sistemi dışından Dünya’ya geldiğini savunan Panspermizim Düşüncesi’ni ortaya atmış oldu.

Bilim insanları bilinen en değişmez yapı olan genetik kodun sabitlendiği takdirde kozmolojik zaman dilimlerinde bozulmadan kalabileceğine dikkat çekiyor. Yaşamın kaynağı hakkında ortaya atılan hipotezler bilim insanlarını gerçeği bulma konusunda cesaretlendiriyor. Yaşamın toz ve gaz bulutlarından mı, aminoasit taşıyan asteoritlerden mi, üstün bir güç olan tanrı/ tanrılardan mı yoksa üstün zekalı uzaylı varlıklardan mı geldiği daha uzun yıllar tartışılacaktır.

Sizlere İlginç Bir Video Paylaşmak istiyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir